Beğen - Paylaş

Submit to FacebookSubmit to Twitter

1-Allah’a ulaşmayı dilemek.

Allahû Tealâ, iblis ve nefsimizin telkinlerinden korunmak amacı ile emanet olarak verdiği ruhumuzu, dünya hayatında kendisine iade etmemizi istiyor. Nefsimiz, İblisin telkinine açık, başlangıçta kötü afetleri olan temizlenmeye muhtaç bir yaratıktır. Ruhumuz ise, Allah’ın tüm güzel hasletlerine sahip, bizi nefsimizin afetlerinden korumaya çalışan varlıktır. Her ikisi de başka âlemlerin mahlûkları olması sebebi ile bu dünyada fizik vücudumuzu mekân olarak kullanıyorlar.

Ruh ve nefsimizin ölümü söz konusu değildir. Ölen fizik vücudumuzdur. Bu sebeple Yunus Emre’nin “Ölenler hayvan imiş. Aşıklar ölesi değil.” Mısrası ile söylemek istediği husus budur. Nefsimizin kalbi afetler ile doludur. Bu afetlerinden kurtulduğu oranda, Ruhumuz da Allah katına yükseliyor. Tasavvufta buna nefs tezkiyesi denir.

Nur-21. Ayette, “Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder.” Denilmektedir. Allah yoluna giren kişi irşat makamının verdiği zikirleri yaptıkça, Allah katından gelen rahmet ve fazıl nurları nefsimizin kalbine girerek buradaki karanlıkları kapı dışarı ediyor.

Kişinin bunu yapabilmesinin ilk adımı Allah’a ulaşmayı dilemektir. Allah serbest irade ile yarattığı kulunun özgür iradesi ile kendisine dünya hayatında ruhsal olarak dönmeyi talep etmesini istiyor. Kalben samimiyetle yapılan böyle bir talep sahibini Allah kendisine ulaştırıyor. Bu husus  Şura-13. Ayette, “  Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).” İfadesi ile açıklanmaktadır.

Ayetteki yönelme ifadesi, Allah’a ulaşmayı dileme anlamındadır. Yunus-7. Ayette de, “Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin ayetlerden gafil oldukları” ifade edilmektedir. Yetmez, Ankebut suresi-5. Ayette, “ Kim Allah’a mülaki olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah'ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir. “ ifadesi ile garanti verilmektedir.

Allah kendisine yönelen kulunun fizik vücudunda değişiklik yapıyor. Onu görür işitir ve idrak eder hale getiriyor. Bu sebeple kişi ibadetlerinden zevk alıyor. Allah dostlarına karşı sıcak bir ilgi duyuyor. Allah’a ulaşmayı kalben dilemeyen hiç kimsenin bu güzellikleri yaşaması mümkün değildir. Bu sebeple Allah’a ulaşmayı dilemek İslam’ın giriş kapısıdır. Diyoruz.

Aşık Yunus da, “Dervişlik bir dilektir. Bilene düğün dernektir. Yakasız yensiz gömlektir. Giyemezsin demedim mi.” Mısrasında, bu dileğin çok kolay olduğu, Ancak teslimiyet gerektiği vurgulanmaktadır. İslamın en temel öğesi olan bu talep, çağımızda maalesef iblisin etkisi ile İslamın şartlarından sayılmamaktadır.

Şimdi bu gerçeği delilleri ile öğrendik. İslamı yaşamak, dünya hayatında mutlu olmak isteyenler hemen samimiyetle Allah’a ulaşmayı dilemelidir. Sadece bir tek talep ile erenlerin ve evliyaların yoluna girilecek, Allah’ın yardımı alınarak mutluluk bütün boyutları ile yaşanacaktır.

 

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.                                                            Lütfi TÜMTÜRK

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile