2/BAKARA-45

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَاسْتَعِينُواْ بِالصَّبْرِ وَالصَّلاَةِ وَإِنَّهَا لَكَبِيرَةٌ إِلاَّ عَلَى الْخَاشِعِينَ

Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).

(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.


1. ve isteînû : ve istiane (Allah'tan özel yardım,
2. bi es sabri : sabırla
3. ve es sâlâti : ve namaz
4. ve inne-hâ : hiç şüphesiz o, muhakkak ki o
5. le : mutlaka, elbette, muhakkak
6. kebîretun : büyük, zor, ağır
7. illâ : ancak, hariç, den başka
8. alâ el hâşiîne : huşû sahiplerine

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

İstiane sabırla ve namazla yalnız Allah'tan istenebilir. 

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyurmaktadır: "Cebrail kardeşimin bana öğrettiği iki namazdan biri İSTİHARE, diğeri HACET namazıdır." 

Kişi bir kararın kendisi için uygun olup olmadığını İSTİHARE namazı kılarak Allah'tan sorabilir. Bu iki rekâtlık namazda Fatiha'dan sonra Kâfirun Suresi okunur. İkinci rekâtta da Fatiha'dan sonra İhlâs Suresi okunur ve Allah'tan yapmak istenen şeyin ya da kararın uygun olup olmadığı sorulur. Eğer Allahû Tealâ beyaz veya yeşil renklerin hakim olduğu bir rüya göstermişse kararın uygun, siyah veya kırmızı renklerin olduğu bir rüya göstermişse uygun olmadığı anlaşılır.

2. namazın adı HACET namazıdır ve şöyle kılınır: 
1. Rekât: Subhaneke + Fatiha + 3 Âyetel Kursî 
2. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs 
Oturuş: Ettehiyyatu 
3. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs 
4. Rekât: Fatiha + İhlâs + Felâk + Nâs 
Oturuş: Ettehiyyatu + Allahumme Salli + Allahumme Barik + Rabbena

Ve kişi Allah'tan hacette bulunur: "Yarabbi benim mürşidim kim, bana onu göstermeni dilerim. "Dünyaya ya da manevî âleme ait birşey isteniyorsa yine hacet namazı kılınır. Allahû Tealâ "namazla"sözüyle hacet namazını ifade etmektedir. İnsanlar vardır hem Allah'a ulaşmayı dilemezler hem de hacet namazını kılarak Allah'tan devamlı mürşidlerini sorarlar. Allahû Tealâ da onlara sabırlı da olsalar mürşidlerini hiç göstermez. Bu insanlar kendi kendilerini aldatırlar: "Ben Allah'a ulaşmayı diliyorum ama Allah bana mürşidimi göstermiyor" diyerek yalan söylerler. Çünkü Allahû Tealâ buyurmaktadır:

29 / ANKEBÛT - 5: Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi leât(leâtin), ve huves semîul alîm(alîmu).
Kim Allah'a mülâki olmayı (hayattayken Allah'a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah'ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah'a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir. 

Eğer kişiler huşû sahibiyse kesin şekilde inanırlarki ruhlarını ölmeden evvel Allah'a ulaştıracaklardır ve ölümden sonra da ruhları tekrar Allah'a bir defa daha geri dönecektir.

Hacet namazı kılınıpta Allah'tan sorulduğu zaman o şeye ehil olunmalıdır.

Hacet namazını kılan kişi huşû sahibiyse yani Allah'a ulaşmayı gerçekten diliyorsa ve mürşidini Allah'tan sorduysa Allah'ın o kişiye mürşidini daha ilk seferde göstermemesi mümkün değildir. İşte bu dizayn içerisinde âyet-i kerime Allah'tan istianenin nasıl istenmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ve kişi huşû sahibi olmuşsa Allahû Tealâ mutlaka mutlaka mürşidini gösterecektir ve istianeyi ona ulaştıracaktır.

2/BAKARA-45

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

(Allah'tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah'a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

Diyanet İşleri

:

Sabrederek ve namaz kılarak (Allah’tan) yardım dileyin. Şüphesiz namaz, Allah’a derinden saygı duyanlardan başkasına ağır gelir.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Sabretmek ve namaz kılmak hususunda Allah'tan yardım dileyin. Bunlar ağır ve büyük şeylerdir ama saygılı kimselere göre değil.

Adem Uğur

:

Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.

Ali Bulaç

:

Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, huşû duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.

Ali Fikri Yavuz

:

Bir de sabır ve namazla Allah’dan yardım isteyin; gerçi bu (nefsinize) ağır gelir, fakat saygılı kimselere değil...

Bekir Sadak

:

(45-46) Sabir ve namazla Allah'a siginip yardim isteyin; Rablerine kavusacak ve Ona doneceklerini umanlar ve husu duyanlardan baskasina namaz elbette agir gelir.

Celal Yıldırım

:

(45—46) Sabır ve namaz ile (Allah'tan) yardım isteyin. Gerçi bu, Allah'a kavuşacaklarına ve ancak O'na döneceklerine kesin bilgi (ve inanç) edinen saygılı kimselerden başkasına ağır ve sıkıcıdır.

Diyanet İşleri (eski)

:

(45-46) Sabır ve namazla Allah'a sığınıp yardım isteyin; Rablerine kavuşacaklarını ve Ona döneceklerini umanlar ve huşu duyanlardan başkasına namaz elbette ağır gelir.

Diyanet Vakfi

:

Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Şüphesiz o (sabır ve namaz), Allah'a saygıdan kalbi ürperenler dışında herkese zor ve ağır gelen bir görevdir.

Edip Yüksel

:

Güçlüklere karşı direnerek (sabır) ve namazla yardım isteyiniz. Elbette bu, halka ağır gelir; ancak saygılı olanlar hariç.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

bir de sabır ile salât ile yardım isteyin, gerçi bu ağır gelir, fakat saygılı kimselere değil

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Bir de sabır ve namazla yardım isteyin. gerçi bu ağır gelir; ancak saygılı kimselere değil.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

Fizilal-il Kuran

:

Sabrederek ve namaz kılarak Allah'dan yardım dileyin. Hiç şüphesiz bu, Allah'a saygı gösterenlerden başkasına ağır gelir.

Gültekin Onan

:

Sabır ve namazla yardım isteyin (veste'ıynu). Elbette bu, huşu duyanların / huşu sahiplerinin / saygılı olanların (E.Yüksel) (alel-haşiiyne) dışındakilere ağır gelir (lekebiyretün).

Hasan Basri Çantay

:

Hem sabır (ve sebat) ile, hem namazla (Hakdan) yardım isteyin. (Gerçi) bu, elbette büyük (ağır ve çetin bir şey) dir. Ancak (Allaha karşı) yüksek saygı gösterenlere göre öyle değil.

İbni Kesir

:

Sabır ve namazla (Allah'tan) yardım isteyin. Gerçi bu, ağır gelir ama, huşu duyanlara değil.

Muhammed Esed

:

(Ey müminler!) Sabır ve namazla yardım dileyin: Bu, tam bir sığınma duygusu içinde yürekten Allah'a yönelenler dışında herkes için zor bir iştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Sabır ile ve namaz ile yardım isteyiniz. Ve namaz şüphe yok ki ağır bir iştir. Ancak Hak'tan korkanlar için değil.

Şaban Piriş

:

(45-46) Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O’na döneceklerini umanlar ve Allah’a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir.

Suat Yıldırım

:

Sabır göstererek, namazı vesile ederek Allah’tan yardım dileyin! Gerçi bu çok zor bir iştir, fakat içi saygı ile ürperenlere değil.

Süleyman Ateş

:

Sabırla, namazla Allah'tan yardım dileyin, şüphesiz bu, (Allah'a) saygı gösterenlerden başkasına ağır gelir.

Tefhim-ul Kuran

:

Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu, şüphesiz, içi saygıyla ürperenlerin dışında kalanlar için bir ağırlıktır.

Ümit Şimşek

:

Sabır ve namazla yardım isteyin. Ancak bu, huşû sahiplerinden başkasına pek ağır gelir.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir.

 

 

Gösterim: 1270