1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 

32/SECDE-24

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَجَعَلْنَا مِنْهُمْ أَئِمَّةً يَهْدُونَ بِأَمْرِنَا لَمَّا صَبَرُوا وَكَانُوا بِآيَاتِنَا يُوقِنُونَ

Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne).

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.


1. ve cealnâ : ve kıldık
2. min-hum : onlardan
3. eimmeten : imamlar
4. yehdûne : hidayete erdirir
5. bi emrinâ : bizim emrimizle
6. lemmâ : ancak, olunca, oldukları için
7. saberû : sabrettiler
8. ve kânû : ve oldular
9. bi âyâti-nâ : âyetlerimize
10. yûkınûne : Hakk'ul yakîn seviyesinde yakîn hasıl ediyorlar

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

24. âyet, Kur'ân'ın en önemli âyetlerindendir. Huzur namazının imamlarını tarif etmektedir. Enbiya-72'de Allahû Tealâ peygamber isimleri saymaktadır. Enbiya-73'te de huzur namazının imamları vardır: 

21 / ENBİYÂ - 72: Ve vehebnâ lehu ishâk(ishâka), ve ya’kûbe nâfileh(nâfileten), ve kullen cealnâ sâlihîn(sâlihîne).
Ve ona, İshak (A.S)'ı ve nafileten (ilâveten) Yâkub (A.S)'ı vehbî (armağan) olarak verdik. Ve hepsini salihler kıldık. 

21 / ENBİYÂ - 73: Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâh(zekâti), ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne). 
Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah'a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular. 

Enbiya Suresinin 73. âyet-i kerimesindeki imamlar, Hz. İsa, Hz. Musa, Peygamber Efendimiz (S.A.V), Hz. İbrâhîm gibi peygamberler yani nebî-resûllerdir. Bütün peygamberler devrin imamıdır, huzur namazının imamıdır. Ama Secde-24'te peygamber olmayan imamlardan bahsedilmektedir. Peygamber olan imamlar da olmayan imamlar da resûl imamlardır. İkisi de resûldür ama ikisi de nebî değildir. Nebîler, peygamberlerdir. Kur'ân-ı Kerim'e baktığımız zaman, peygamberlerin sadece nebîler olduğunu görürüz. Öyleyse bütün peygamberler nebîdir, aynı zamanda resûldür. Peygamber olmayan resûller ise resûldürler ama nebî değil, velîdirler. Öyleyse nübüvvet, peygamberliktir; velâyet Allah'a dost olmaktır. Allah'ın en büyük dostları nebîlerdir (peygamberlerdir). Her peygamber mutlaka devrinde huzur namazının imamıdır. Ama peygamberlerin arasında fetret devirleri vardır. Hz. İsa'dan 600 yıl sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V) gelmiştir. Arada geçen peygambersiz devrelerde velî resûllerden (her kavmin resûllerinden) bir tanesini Allah seçip vekâleten huzur namazının imamı kılmıştır. İşte onlar bu âyet-i kerimede bahsedilen imamlardır.

32/SECDE-24

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık ve sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk'ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.

Diyanet İşleri

:

Sabredip âyetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden emrimizle doğru yola ileten önderler çıkardık.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ve içlerinden, sabrettikleri takdîrde onları, emrimizle doğru yola sevkedecek rehberler tâyin etmiştik ve onlar, delillerimize adamakıllı inanmışlardı.

Adem Uğur

:

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Ali Bulaç

:

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

:

İsrâiloğullarından da, (dinlerinde) sabrettikleri için, emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar, (Tevrat’daki) ayetlerimizi yakînen biliyorlardı.

Bekir Sadak

:

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarindan oturu, aralarindan, onlari buyrugumuzla dogru yola goturen onderler yaptik.

Celal Yıldırım

:

Onlardan bir kısmını sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları için emrimizle doğru yola irşâd eden önderler yaptık.

Diyanet İşleri (eski)

:

Sabredip ayetlerimize kesin olarak inanmalarından ötürü, aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Diyanet Vakfi

:

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Edip Yüksel

:

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, emrimiz doğrultusunda yol gösteren önderler atamıştık içlerinden.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Ve içlerinden öncül imamlar yetiştirmiştik ki sabrettiklerinde emrimizle hidayet ediyorlardı ve âyetlerimize yakîn ile sarılmışlardı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

İçlerinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yolu gösteren öncül imamlar (önderler) yetiştirmiştik. Onlar ayetlerimize kesin bir şekilde sarılmışlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Onların içinden, sabrettikleri zaman bizim emrimizle doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik. Onlar, bizim âyetlerimize kesin bir şekilde inanıyorlardı.

Fizilal-il Kuran

:

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Gültekin Onan

:

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman buyruğumuzla doğru yola iletip yönelten imamlar kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Hasan Basri Çantay

:

İçlerinde de, sabır (ve sebat) etdikleri zaman emrimizle doğru yola sevk edecek rehberler ta'yîn etmişdik ve onlar âyetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

İbni Kesir

:

İçlerinden de sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola götürecek kılavuzlar tayin ettik. Ve onlar ayetlerimizi çok iyi biliyorlardı.

Muhammed Esed

:

ve (nasıl ki) sabredip mesajlarımıza tereddütsüz inandıkları zaman, onların içinden, buyruklarımız doğrultusunda (kavimlerini) hidayete ulaştıran önderler çıkardık, (işte böylece, ey Muhammed, sana vahyedilmiş olan ilahi kelam için de aynı şey geçerli olacak.)

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve sabrettikleri zaman onlardan rehberler kılmıştık ki, Bizim emrimizle doğru yola sevkederlerdi ve âyetlerimize yakînen kani bulunmuşlardı.

Şaban Piriş

:

Sabretmeleri ve ayetlerimize iyice inanmaları sebebiyle, emrimizle onlardan bir kısmını doğru yolu gösteren önderler yapmıştık.

Suat Yıldırım

:

(23-24) Şu bir gerçektir ki, sana verdiğimiz gibi Mûsâ’ya da kitap vermiş, sana vahyettiğimiz gibi ona da vahyetmiştik. Dolayısıyla onun da böyle bir vahiy aldığından hiç tereddüdün olmasın. Biz ona verdiğimiz kitabı, İsrailoğullarına rehber kıldık. Onlar sabrettiği ve âyetlerimize kesin olarak inandıkları müddetçe, Biz, emir ve irşadımızla onlardan doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.

Süleyman Ateş

:

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.

Tefhim-ul Kuran

:

Ve onların içinden, sabrettikleri zaman emrimizle doğru yola iletip yönelten önderler kıldık; onlar bizim ayetlerimize kesin bilgiyle inanıyorlardı.

Ümit Şimşek

:

Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek sabır ve sebat ettiklerinde, içlerinden buyruğumuzla insanlara doğru yolu gösteren önderler tayin ettik.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Sabrettikleri zaman içlerinden, bizim emrimizle doğru yola ileten önderler çıkarmıştık. Onlar bizim ayetlerimize gereğince inanıyorlardı.

Abdullah Aydın

:

İsrailoğullarından da (dinlerinde) sabrettikleri ve ayetlerimize inandıkları için emrimizle (insanları) doğru yola götürecek imamlar (rehberler) tayin etmiştik.

Ahmet Davudoğlu

:

İsrail oğullarından da sabrettikleri için, emrimizle doğru yolu gösterecek önderler yetiştirdik. Onlar, (Tevrat'taki) âyetlerimizi kesin olarak biliyorlardı.

Ali Arslan

:

İsrail oğulları sabrettikleri zaman onlardan, emrimizle doğru yola götürecek önderler (nebîler, âlimler) kıldık. O önderler âyetlerimize kesinlikle inanırlardı.

Arif Pamuk

:

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden buyruğumuzla doğru yola ileten önderler yetiştirmiştik.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Ve içlerinden, (tâatime) sabrettikleri zaman, emrimizle doğru yola iletir, rehberler yetiştirmiştik. Ve onlar, âyetlerimizi yakînen biliyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

:

Biz o İsrail oğullarından, sabrettikleri zaman, emrimizle (insanlara) yol gösteren önderler yaptık. Onlar, âyetlerimize gerçekten inanıyorlardı.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Sabrettikleri ve âyetlerimize kesinlikle inandıkları zaman, onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Sabrettikleri ve (Tevrat'taki) âyetlerimize kesin inandıkları zaman, içlerinden (onları) emrimizle doğru yola iletecek önderler yetiştirdik.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Aralarından, onları buyruğumuzla doğru yola götüren önderler yaptık.

Hüseyin Kaleli

:

“Onlardan imamlar da yaptık. Emrimizle sabrettikleri zaman hidâyete ererler. Âyetlerimize de iyi inanıyor idiler.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Onlar dinlerinde sabır ve sebat ettikleri zaman, içlerinden emrimizle doğru yolu gösteren rehberler tayin ettik ki, onlar ayetlerimize kat'i şekilde iman ederlerdi.

Mustafa İslamoğlu

:

Yine (unutma ki), zorluklara göğüs gerip âyetlerimize gönülden inandıkları zamanlarda, emrimizle içlerinden hidayete ulaştıran önderler çıkarmıştık.

Nedim Yılmaz

:

Sabrettikleri ve ayetlerimize kesin olarak inandıkları zaman, içlerinden, buyruğumuzla doğru yolu gösteren önderler çıkardık.

Ömer Rıza Doğrul

:

Onlardan sabrettikleri ve âyetlerimizi yakînen tanıdıkları zaman, emrimize doğru yola iletir rehberler yapmıştık.

Talat Koçyiğit

:

Sabretmeleri ve âyetlerimize yakinen inanmaları dolasıyla, içlerinden bir kısmını, emrimizle doğru yola sevkeden önderler yapmıştık.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Sabreden ve âyetlerimize îmân edenleri emrimizle hidayete erdirmeleri için onlardan, insanlara rehber tayin etmiştik.

Bir Heyet

:

Onların içinden, buyruğumuzla doğru yola ileten rehberler tayin etmiştik.

 

 

Gösterim: 916