39/ZUMER-18

Bismillâhirrahmânirrahîm

الَّذِينَ يَسْتَمِعُونَ الْقَوْلَ فَيَتَّبِعُونَ أَحْسَنَهُ أُوْلَئِكَ الَّذِينَ هَدَاهُمُ اللَّهُ وَأُوْلَئِكَ هُمْ أُوْلُوا الْأَلْبَابِ

Ellezîne yestemiûnel kavle fe yettebiûne ahseneh(ahsenehu), ulâikellezîne hedâhumullâhu ve ulâike hum ulûl elbâb(elbâbi).

Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah'ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl'elbabtır (daimî zikrin sahipleri).


1. ellezîne : o kimseler, onlar
2. yestemiûne : işitirler
3. el kavle : söz
4. fe : böylece, artık
5. yettebiûne : tâbî olurlar
6. ahsene-hu : onun ahsen olanı, en güzel olanı
7. ulâike : işte onlar
8. ellezîne : o kimseler, onlar
9. hedâhumullâhu (hedâ-hum allâhu) : Allah onları hidayete erdirdi
10. ve ulâike : ve işte onlar
11. hum : onlar
12. ulû el elbâbi : ulûl'elbab, daimî zikir sahipleri

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ, Al-i İmran 190. ve 191. âyet-i kerimelerde ulûl'elbabın tarifini vermektedir:

3 / ÂLİ İMRÂN - 190: İnne fî halkıs semâvâti vel ardı vahtilâfil leyli ven nehâri le âyâtin li ulîl elbâb(ulîl elbâbı). 
Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde, ulûl elbab için elbette âyetler (deliller) vardır. 

3 / ÂLİ İMRÂN - 191: Ellezîne yezkurûnallâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbihim ve yetefekkerûne fî halkıs semâvâti vel ard(ardı), rabbenâ mâ halakte hâzâ bâtılâ(bâtılan), subhâneke fekınâ azâben nâr(nârı). 
Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. Ve göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler (ve derler ki): "Ey Rabbimiz! Sen bunları bâtıl olarak (boşuna) yaratmadın. Sen Subhan'sın, artık bizi ateşin azabından koru. 

Ehli tezekkür olan kişi daimî zikrin sahibidir ve daimî zikrin sahibi olan kişi bir hedefe ulaşmıştır. Daimî zikir onu Ayn'el yakînin sahibi kılar. Bu kişi:

  1. Daimî zikrin sahibidir.
  2. Bütün afetler yok olmuştur.
  3. Kalp gözü açılmıştır. Allah'ın gösterdiklerini görür.
  4. Kalp kulağı açılmıştır. Allah'ın söylediklerini işitir.
  5. Ehli tezekkürdür. Allah ile daima tezekkür etmek, bir konuyu müzakere etmek imkânının sahibidir.
  6. Ehli hayırdır. Daimî zikrin sahibi olduğu için her an deracat kazanmaktadır.
  7. Ehli hikmettir, ehli hükümdür. Hikmetin ve hükmün sahibidir.

39/ZUMER-18

9.     Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Onlar, sözü işitirler, böylece onun ahsen olanına tâbî olurlar. İşte onlar, Allah'ın hidayete erdirdikleridir. Ve işte onlar; onlar ulûl'elbabtır (daimî zikrin sahipleri).

Diyanet İşleri

:

Sözü dinleyip de onun en güzeline uyanlar var ya, işte onlar Allah’ın hidayete erdirdiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahiplerinin ta kendileridir.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

O kullarım ki sözü dinlerler de en güzeline uyarlar, onlar, öyle kişilerdir ki Allah, doğru yola sevk etmiştir onları ve onlardır aklı başında bulunanların ta kendileri.

Adem Uğur

:

O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

Ali Bulaç

:

Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

Ali Fikri Yavuz

:

O kullarım ki, (Kur’an’ı) dinlerler sonra da onun en güzelini (en açığını ve kuvvetlisini) tatbik ederler. İşte bunlar Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve bunlar gerçek akıl sahibleridir.

Bekir Sadak

:

(17-18) seytana ve putlara kulluk etmekten kacinip, Allah'a yonelenlere, onlara, mujde vardir. Dinleyip de, en guzel soze uyan kullarimi mujdele. Iste Allah'in dogru yola eristirdigi onlardir. Iste onlar akil sahipleridir.

Celal Yıldırım

:

Onlar ki, sözü dinlerler, onun en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği bunlardır. Ve işte akıl sahipleri de bunlardır.

Diyanet İşleri (eski)

:

(17-18) Şeytana ve putlara kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere, onlara, müjde vardır. Dinleyip de, en güzel söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

Diyanet Vakfi

:

(17-18) Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. (Ey Muhammed!) Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

Edip Yüksel

:

Onlar ki sözü (kavl) dinlerler ve en güzeline uyarlar. Onlar, ALLAH'ın yol gösterdiği kimselerdir. Onlar akıl sahipleridir

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Onlar ki sözü dinlerler, sonra da en güzelini tatbık ederler, işte onlar Allahın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir ve işte onlardır o temiz akıllılar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzelini uygularlar. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler, sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. İşte temiz akıllılar da onlardır.

Fizilal-il Kuran

:

Onlar ki, sözü dinler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. İşte onlar akıl sahipleridir.

Gültekin Onan

:

Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Tanrı'nın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

Hasan Basri Çantay

:

(O kullarım ki) onlar söze (dikkatle) kulak verirler de onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allahın kendilerine hidâyet etdiği kimselerdir, işte bunlar temiz akıl saahibleri olanların ta kendileridir.

İbni Kesir

:

Onlar ki; sözü dinlerler de, en güzeline uyarlar. İşte bunlar; Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdiği kimselerdir. Ve işte bunlar; akıl sahiblerinin kendileridir.

Muhammed Esed

:

(şu) söylenen her sözü (dikkatle) dinleyen ve onların en güzeline uyan (kullarım)a: (çünkü) Allah'ın hidayetine mazhar olanlar onlardır ve onlar (gerçek) akıl iz'an sahipleridir!

Ömer Nasuhi Bilmen

:

O kimseler ki sözü dikkatle dinlerler, sonra onun en güzeline tâbi olurlar. İşte onlar o kimselerdir ki, onları Allah hidâyete erdirmiştir. Ve işte selim akıllara sahip olanlar da ancak onlardır.

Şaban Piriş

:

Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.

Suat Yıldırım

:

(17-18) Tağuta ibadet etmekten kaçınıp gönülden Allah’a yönelenlere müjdeler var! O halde sözü dinleyip sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele! İşte onlardır Allah’ın hidâyetine mazhar olanlar ve işte onlardır akl-ı selim sahibi olanlar.

Süleyman Ateş

:

Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte onlar Allâh'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar sağduyu sâhipleridir.

Tefhim-ul Kuran

:

Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete eriştirdikleridir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.

Ümit Şimşek

:

Onlar sözü dinlerler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın doğru yola eriştirdiği kimselerdir. Onlar, aklıselim sahiplerinin tâ kendileridir.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Onlar ki, sözü dinler de en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allah'ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.

Abdullah Aydın

:

(17-18) Put ve şeytana tapmaktan kaçınıp da Allah yoluna yönelenlere güzel müjde vardır. Ey Muhammed! Dileyip de en iyi söze uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola eriştirdikleri bunlardır. İşte onlar aklı başında bulunanlardır.

Ahmet Davudoğlu

:

O kullarım ki, sözü dinlerler. Sonra da onun en güzeline uyarlar. İşte Allah'ın hidayet verdiği kimseler onlardır ve işte kâmil akıl sahipleri onların tâ kendileridir.

Ali Arslan

:

O kullarım ki sözü dinlerler, sonra onun en güzelini tatbik ederler. İşte onlar Allah'ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir. Onlar gerçek akıl sahipleridir.

Arif Pamuk

:

Onlar ki, sözü dinlerler de, en güzeline uyarlar. İşte onlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir ve onlar, selim akıl sahipleridir.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

(Ya Muhammed)! Onlar, Allahû Tealâ'nın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir. Kâmil akıl sahipleri de bunlardır.

Bahaeddin Sağlam

:

Öyle kullarım ki sözü dinlerler, en güzeline uyarlar, işte Allah, onları doğru yola iletmiştir. Ve işte akıl ve öz sahipleri onlardır.

Diyanet Vakfı (1993)

:

(Ey Muhammed!) dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın doğru yola ilettiği kimseler onlardır. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Onlar ki, sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. İşte bunlar Allah'ın kendilerini doğru yola ilettiği kimselerdir. Ve işte bunlar temiz akıl sahiplerinin ta kendileridir.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

İşte Allah'ın doğru yola eriştirdiği bunlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

Hüseyin Kaleli

:

(17-18) “Tâğuta tapmalarından çekinen ve Allâh’a yönelenler ise, onlara müjde vardır. Hemen sözü dinleyen ve en güzeline uyan kullarımı müjdele. Allâh’ın hidâyet ettikleri işte bunlardır. Akıllı olanlar da işte bunlardır.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

(17-18) Taguttan ve ona kulluk etmekten kaçınarak Allah'a yönelenlere gelince, müjde onlar içindir. Kullarımı müjdele. O kullarım ki söze kulak verirler ve onun en güzeline uyarlar. Onlar, Allah'ın hidayet nasip ettiği kimselerdir. Akl-ı selim sahibi olanlarda onlardır.

Mustafa İslamoğlu

:

O kullar ki, sözün tamamını dinlerler ve en güzeline uyarlar: İşte Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimseler bunlardır; ve işte onlar, akletme yetilerini kamil mânada kullananlardır.

Nedim Yılmaz

:

Sözü dinleyip de onun en güzeline uyan kullarım. İşte onlar Allah’ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Onlar temiz akıl sahipleridir.

Ömer Rıza Doğrul

:

(O kullarımı müjdele ki) Sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. Allah'ın hidayet ilettikleri bunlardır. Adam??? akıllı insanlar da bunlardır.

Talat Koçyiğit

:

(Ey muhammed!) Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele. Bunlar Allah'ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir; akıl sahipleri de bunlardır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

O kullar ki, söze kulak verip onun en iyisine tâbî olurlar. İşte Allah'ın hidayet ettikleri bunlardır. Ve bunlar, kâmil akıl sahipleridir.

Bir Heyet

:

Dinleyip de sözün en güzeline uyan kullarımı müjdele. İşte Allah'ın hidayet edip doğru yola ilettiği kimseler onlardır. İşte onlar akıl sahipleridir.

 

 

Gösterim: 666