1 2 3 4 5 6 7 8 

98/BEYYİNE-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ أَهْلِ الْكِتَابِ وَالْمُشْرِكِينَ مُنفَكِّينَ حَتَّى تَأْتِيَهُمُ الْبَيِّنَةُ

Lem yekunillizîne keferû min ehlil kitâbi vel muşrikîne munfekkîne hattâ te’tiye humul beyyineh(beyyinetu).

Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine beyyine (açık delil) gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.


1. lem yekuni : değiller, olmadılar
2. ellezîne keferû : inkâr edenler, kâfir olanlar
3. min ehli el kitâbi : kitap ehlinden
4. ve el muşrikîne : ve müşrikler
5. munfekkîne : ayrılmış olanlar
6. hattâ : oluncaya kadar
7. te'tiye : gelir
8. hum(u) : onlara
9. el beyyinetu : beyyine, açık delil, mucize

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kitap ehlinden, yani hristiyanlar ve musevîlerden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine açık deliller gelinceye kadar küfürlerinden ayrılmayacaklardır. Ama Mehdi (A.S) zamanında kendi kitaplarındaki ve Kur'ân'daki açık deliller, onlara, 3 dînin de Hz. İbrâhîm'in hanif dîni olduğunu ispat edecek ve küfür devri sona erecektir.

98/BEYYİNE-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden kâfir olanlar, kendilerine beyyine (açık delil) gelinceye kadar (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.

Diyanet İşleri

:

Kitap ehlinden inkâr edenler ile Allah’a ortak koşanlar, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Vazgeçemezlerdi kâfirlikten kitap ehlinden kâfir olanlar ve şirk koşanlar, kendilerine apaçık kesin bir delil gelmedikçe.

Adem Uğur

:

Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

Ali Bulaç

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden inkâr edenler, kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

Ali Fikri Yavuz

:

Ehl-i kitab (Yahûdi’lerle Hristiyanlar) ve müşriklerden (putlara tapanlardan) o kafir olanlar, kendilerine açık bir hüccet gelinceye kadar (üzerinde bulundukları dinden) ayrılacak değillerdi.

Bekir Sadak

:

(1-3) Kitap ehlinden ve putperestlerden olan inkarcilar, kendilerine apacik bir belge, icinde kesin ve en dogru hukumlerin bulundugu arinmis sahifeleri okuyan, Allah katindan bir peygamber gelene kadar dinlerinden vazgececek degillerdi.

Celal Yıldırım

:

(1-2-3) Kitap Ehli (Yahudi ve Hıristiyanlar) ve müşrikler (Allah'a i ortak koşanlar)dan küfre sapanlar, kendilerine açık ve kesin delil; içinde en âdil, en sağlam hükümler bulunan tertemiz sahifeleri okuyan, Allah tarafından gönderilen bir peygamber gelinceye kadar (küfürden) ayrılmış olmadılar.

Diyanet İşleri (eski)

:

(1-3) Kitap ehlinden ve ortak koşanlardan inkarcılar, kendilerine apaçık bir belge, içinde kesin ve en doğru hükümlerin bulunduğu arınmış sahifeleri okuyan, Allah katından bir Peygamber gelene kadar dinlerinden vazgeçecek değillerdi.

Diyanet Vakfi

:

Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar ehl-i kitaptan ve müşriklerden inkârcılar (küfürden) ayrılacak değillerdi.

Edip Yüksel

:

Kitap halkının inkarcıları ve putperestler, kendilerine açık delil/kanıt gelmesine rağmen yollarını terketmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Ehli kitab ve müşriklerden o küfredenler, infilâk edecek değildi gelinciye kadar kendilerine beyyine

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Kitap verilmiş olanlardan ve müşriklerden o küfredenler, kendilerine apaçık delil gelinceye kadar ayrılacak değillerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.

Fizilal-il Kuran

:

Apaçık delil kendilerine gelinceye kadar kitap ehlinden ve müşriklerden inkarcılar küfürden ayrılacak değillerdi.

Gültekin Onan

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

Hasan Basri Çantay

:

(1-2-3) Kitablardan ve müşriklerden küfredenler kendilerine apaçık bir hüccet, (ya'nî) içinde (kitabların) en doğru (hükümleri) yazılı, (baatıldan âzâde ve) temiz sahîfeleri okuyacak Allahdan bir peygamber gelinceye kadar (gûyâ intizaar edeceklerdi, dînlerinden) ayrılacak değillerdi.

İbni Kesir

:

Kitab ehlinden ve müşriklerden küfredenler, kendilerine apaçık bir huccet gelinceye kadar vazgeçecek değillerdi.

Muhammed Esed

:

Hakikati inkara şartlanmış olanlar, -ister geçmiş vahyin mensuplarından isterse Allah'tan başkasına da ilahlık yakıştıranlardan (olsunlar)- kendilerine hakikatin açık kanıtları gelmeden (O'nun tarafından) gözden çıkarılacak değillerdir,

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ehl-i kitaptan ve müşriklerden kâfir olanlar kendilerine apaçık bir hüccet gelinceye değin (küfürlerinden) ayrılacak değillerdir.

Şaban Piriş

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden inkar edenler, kendilerine açık belgeler gelinceye kadar ayrılanlar olmadılar.

Suat Yıldırım

:

Gerek Ehl-i kitaptan, gerek müşriklerden olan kâfirler, kendilerine o açık ve kesin delil gelmedikçe, inkârlarından ayrılacak değillerdi.

Süleyman Ateş

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden (hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık kanıt gelinceye dek (halleri üzere) bırakılacak değillerdi (mutlaka kendilerine açıklama gelecekti).

Tefhim-ul Kuran

:

Kitap ehlinden ve müşriklerden küfre sapanlar kendilerine apaçık bir delil gelinceye kadar, (bulundukları durumdan) kopup ayrılacak değillerdi.

Ümit Şimşek

:

Kitap Ehlinden kâfir olanlar ile müşrikler, kendilerine delil gelinceye kadar dinlerinden ayrılacak değillerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Ehlikitap'tan küfre sapanlarla müşrikler, kendilerine beyyine/açık kanıt gelinceye kadar çözülüp ayrılacak değillerdi.

 

 

Gösterim: 1355