1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 

21/ENBİYÂ-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

اقْتَرَبَ لِلنَّاسِ حِسَابُهُمْ وَهُمْ فِي غَفْلَةٍ مَّعْرِضُونَ

Ikterebe lin nâsi hisâbuhum ve hum fî gafletin mu’ridûn(mu’ridûne).

İnsanlar için hesap vakti yaklaştı. Ve onlar, gaflet içinde yüz çevirenlerdir.


1. ıkterebe 
(karibun)
: yaklaştı 
: yakın
2. li en nâsi : insanlar için
3. hisâbu-hum : onların hesabı, hesap vermesi, hesaba çekilmesi
4. ve hum : ve onlar
5. fî gafletin : gaflet içinde
6. mu'ridûne : yüz çevirenler

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ "hesap vakti" sözünden kıyâmet gününü kastetmektedir. O gün Allah'ın gezegenlere verdiği kinetik enerji biter. Kâinatın büyümesi durur. zaman durur. İnsanlar ölürler. Gravitasyon başlar. Büyük kütleler küçük kütleleri çeker. Ve zaman, tersine döner.

1. defa sur'a üfürülür. Zaman geriye doğru giderken kıyâmet günü yaşamakta olanlardan başlamak üzere herkes öldüğü haliyle yeniden canlanır. Bu 1. ölüm ve 1. dirilmedir. 

Sur'a 2. defa üfürülür. Tekrar herkes ölür. Bundan sonra dirilenlere Allahû Tealâ yeni bir hüviyet verir. Herkes aynı yaşta olmak üzere enerji bedenlerle bir defa daha diriltilirler. Nefsler fizik vücudun içine girer. Ve insanlar yerçekimi olan tek yere, Mahşer Meydanı'na giderler. O sonsuz meydanda her devirde yaşamış olan bütün insanlar toplanırlar. Ve herkes Mahşer Meydanı'ndan İndi İlâhi'ye ulaşır. Orada herkesin hayat filmleri üç boyutlu olarak görülür. Doğumundan ölümüne kadar insanın geçirdiği bütün olaylar ve düşünceleri, dereceleriyle birlikte kişiye gösterilir. Allahû Tealâ'nın kiramen kâtibin melekleri, kaybedilen ve kazanılan dereceleri ellerindeki mizana kaydettikleri için en küçük bir hata yapmamışlardır. İşte bu, hesaba çekilme müessesesidir. 

Bu âyet bir uyarıdır. 

Allah'a ulaşmayı dilemeyenler Allah'ın âyetlerinden gâfil olanlardır. Her devirde Allah'ın âyetlerinden gâfil insanlar vardır: 

10 / YÛNUS - 7: İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatme'ennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. 

10 / YÛNUS - 8: Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir). 

21/ENBİYÂ-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

İnsanlar için hesap vakti yaklaştı. Ve onlar, gaflet içinde yüz çevirenlerdir.

Diyanet İşleri

:

İnsanların hesaba çekilmeleri yaklaştı. Hâlbuki onlar gaflet içinde yüz çevirmekteler.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

İnsanların hesap günü yaklaştı da hâlâ onlar gaflet içinde, yüz çevirmedeler.

Adem Uğur

:

İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.

Ali Bulaç

:

İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

Ali Fikri Yavuz

:

İnsanların hesab vakti (kıyamet günü) yaklaştı. Onlar ise, halâ bundan gaflette, yan çizib aldırmıyorlar.

Bekir Sadak

:

insanlarin hesap gorme zamani yaklasti, fakat onlar hala habersiz, hakdan yuz ceviriyorlar.

Celal Yıldırım

:

İnsanların hesap verme (günü) yaklaştı; onlar hâlâ gaflet içinde (Hak'tan) yüzçevirirler.

Diyanet İşleri (eski)

:

İnsanların hesap görme zamanı yaklaştı, fakat onlar hala habersiz, hakdan yüz çeviriyorlar.

Diyanet Vakfi

:

İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.

Edip Yüksel

:

İnsanların hesapları yaklaştı; ancak onlar hâlâ bir aymazlık içinde yüz çevirmektedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Yaklaştı nâsa hisabları onlar ise hâlâ gaflette aldırmıyorlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

İnsanlara hesap zamanı yaklaştı. Onlar ise hala gaflet içinde aldırmıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

İnsanların hesab (görme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldırmıyorlar.

Fizilal-il Kuran

:

İnsanların hesap verme günü yaklaştığı halde onlar halâ gaflet içinde gerçeğe yüz çeviriyorlar.

Gültekin Onan

:

İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

Hasan Basri Çantay

:

İnsanların hesâb (günleri yaklaşdı. Böyleyken onlar (haalâ) gaflet içindedirler, (bunu tefekkürden) yüz çeviricidirler.

İbni Kesir

:

İnsanların hesab zamanı yaklaştı. Fakat onlar hala gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

Muhammed Esed

:

İnsanlar için hesap görme vakti yaklaşıyor; ama onlar (bu yaklaşan şeye karşı) hala inatla umursamazlık gösteriyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Nâsa hesapları yaklaştı. Halbuki, onlar gaflet içinde yüz çevirir kimselerdir.

Şaban Piriş

:

İnsanların hesabı yaklaşmış olmasına rağmen onlar, gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

Suat Yıldırım

:

İnsanların hesap verme vakti yaklaştı. Ama onlar hâlâ koyu bir gaflet içinde haktan yüz çevirmekteler.

Süleyman Ateş

:

İnsanların hesapları yaklaştı, fakat onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirmektedirler.

Tefhim-ul Kuran

:

İnsanların sorgulaması yakınlaştı, kendileri ise bir gaflet içinde yüz çevirmektedirler.

Ümit Şimşek

:

Hesapları yaklaştı; ama insanlar hâlâ gaflette, aldırmıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Yaklaştı insanlara hesapları! Ve onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirip durmadalar.

 

 

Gösterim: 1682