2/BAKARA-269

Bismillâhirrahmânirrahîm

يُؤتِي الْحِكْمَةَ مَن يَشَاء وَمَن يُؤْتَ الْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِيَ خَيْرًا كَثِيرًا وَمَا يَذَّكَّرُ إِلاَّ أُوْلُواْ الأَلْبَابِ

Yu’til hikmete men yeşâu, ve men yu’tel hikmete fe kad ûtiye hayran kesîrâ(kesîren), ve mâ yezzekkeru illâ ulûl elbâb(elbâbi).

(Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl elbabtan başkası tezekkür edemez.

1. yu'ti : verir
2. el hikmete : hikmet
3. men : kişi, kimse
4. yeşâu : diler
5. ve men yu'te : ve kime verilir(se)
6. el hikmete : hikmet
7. fe : o zaman, o taktirde, böylece
8. kad : olmuştu, olmuştur
9. ûtiye : verildi
10. hayran : bir hayır
11. kesîren : çok
12. ve mâ yezzekkeru : ve tezekkür edemez, düşünemez
13. illâ : ancak, sadece, hariç, den başka
14. ulû el elbâbi : ulûl'elbab, sırların sahipleri
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ hikmeti, hakedenlere verir; diledikleri, hikmeti hakedenlerdir. İsmi ulûl'elbabtır, lübblerin sahipleridir. Burası, 5 duyu ile elde edilemeyen fizikötesi şeyleri Allah'ın ihsan etmesi haline ulaşma noktasıdır. 

Hikmetin birinci kademesi ulûl'elbab, ikinci kademesi ihlâs, üçüncü kademesi salâh makamlarıdır. Hikmetin ötesi salâh makamının 5. kademesidir. Bu 3 makamın hepsinin adı, ulûl'elbabtır. Hikmet bir muktesep haktır, kesbedilmeden edinilmez. Kesbî bir statüde kişinin mutlaka daimî zikre ulaşmasını gerektirir. hikmet sahipleri 4 tane vasıf şartının sahibidir:
  1. Daimî zikrin sahipleridir.
  2. Nefslerinde hiçbir afet kalmamıştır.
  3. Kalp gözleri açıktır.
  4. Kalp kulakları açıktır.
Hikmetin 3 sonuç şartı şöyledir:
  1. Ehl-i hayır olmak: Bu insan daimî zikre ulaştığı için hep derecat kazanır, hep hayırdadır. Allah'ın emrettiği herşeyi yapar, yasak ettiği hiçbir şeyi yapmaz. Bu sebeple derecat kaybetmesi mümkün değildir.
  2. Ehl-i hüküm olmak: Kişi âyetlerin arasındaki illiyet rabıtasını kesin bir şekilde bilir. Herhangibir konuda kişi Allah'tan sorarak Allah'ın hükmünü icra etmek üzere vazifeli kılınmıştır.
  3. Ehl-i tezekkür olmak: Her an Allah ile konuşmak imkânının sahibidir. Allahû Tealâ'ya sualini sorar ve cevabını alır.
Ulûl'elbab makamına yeni gelenler ulûl'elbab, ihlâsa geçenler muhlis; salâha geçenler salihlerdir. Allah ile olan ilişkilerde hikmet, bir merhaledir.

2/BAKARA-269

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

(Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl elbabtan başkası tezekkür edemez.

Diyanet İşleri

:

Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri anlar.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Dilediğine hikmet ihsân eder ve kime hikmet ihsân ederse şüphe yok ki o, çok hayra nail olmuş demektir, fakat bunu, aklı başında olanlardan başkaları düşünmez bile.

Adem Uğur

:

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.

Ahmed Hulusi

:

Hikmeti dilediğine verir. Kime Hikmet verilmişse ona çok hayır verilmiştir. Bunu, derin düşünebilen akıl sahiplerinden gayrısı anlamaz.

Ahmet Tekin

:

Allah, ilmi, Kur’ân’ın ifadesine vukufu, meseleleri anlamayı, isabetli kararı ve çözümü, olayları değerlendirme kabiliyetini, sağlıklı ve ahlâklı yaşama bilgisini, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere verir. Kendilerine ilim ve hikmet, Kur’ân verilenler, dünya ve âhiret mutluluğuna kavuşanlardır. Kur’ân hükümleri ve vahy ile gelen ilkelerden, yalnızca akıl ve vicdan sahipleri düşünüp ibret alırlar.

Ahmet Varol

:

O, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse ona çokça hayır verilmiş olur. Ama sadece akıl sahipleri düşünüp ibret alır.

Ali Bulaç

:

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Ali Fikri Yavuz

:

Allah dilediğine faydalı bilgi (hikmet) ihsan eder. Kime ki hikmet verilmişse, muhakkak ona çok hayır verilmiştir. Bu âyet ve öğütleri ancak olgun akıl sahipleri düşünürler.

Bekir Sadak

:

Hikmeti diledigine verir. Kime hikmet verilmisse suphesiz ona cokca hayir verilmistir. Bundan ancak akil sahipleri ibret alir.

Celal Yıldırım

:

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, gerçekten ona çokça hayır verilmiştir. Bunu da ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.

Diyanet İşleri (eski)

:

Hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir. Bundan ancak akıl sahipleri ibret alır.

Diyanet Vakfi

:

Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.

Edip Yüksel

:

Bilgeliği dilediğine verir. Kime bilgelik verilmişse ona çok büyük iyilik yapılmıştır. Düşünce sahiplerinden başkası öğüt almaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise çok bir hayır verilmiş demektir ve bunu ancak temiz akıllılar anlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Dilediğine hikmet verir. Hikmet verilene ise çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Bunu ancak temiz akıllılar anlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu ancak üstün akıllılar anlar.

Fizilal-il Kuran

:

O hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse ona çok hayırlı birşey verilmiş demektir. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlayabilirler.

Gültekin Onan

:

Kime dilerse hikmeti ona verir; kuşkusuz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Hasan Basri Çantay

:

(Allah) hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse muhakkak ki ona çok hayır verilmişdir. Salim akıl saahiblerinden başkası iyi düşünmez.

Hayrat Neşriyat

:

(O,) hikmeti dilediğine verir. Kime de hikmet verilirse, artık şübhesiz (ona) pek çok hayır verilmiş demektir. (İstikametli) akıl sâhiblerinden başkası ise ibret almaz.

İbni Kesir

:

Hikmeti dilediğine verir. Kime de hikmet verilmişse şüphesiz ki, ona pek çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akıl sahibleri anlar.

Muhammed Esed

:

Dilediğine hikmet bağışlar ve her kime hikmet bağışlanmışsa doğrusu ona en büyük servet verilmiş demektir. Ama derin kavrayış sahipleri dışında kimse bunu düşünüp anlayamaz.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Dilediğine hikmet verir. Kendisine hikmet verilmiş olan bir kimse ise, muhakkak ona birçok hayır verilmiş olur. Ve bunu ancak halis akıl sahipleri tefekkür eder.

Ömer Öngüt

:

Allah hikmeti kime dilerse ona verir. Kime de hikmet verilirse, ona muhakkak ki çok hayır verilmiştir. Bunu ancak akl-ı selim sahipleri düşünüp anlar.

Şaban Piriş

:

O, hikmeti dilediği kimseye verir. Hikmet verilen kimseye pek çok hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Suat Yıldırım

:

O hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet nasib edilmişse, doğrusu ona pek çok hayır verilmiştir. Ancak tam akıllı olanlar gerçekleri anlar ve düşünürler.

Süleyman Ateş

:

Hikmeti dilediğine verir. Hikmet verilen kimseye çok hayır verilmiştir. Bunu ancak sağduyu sâhipleri düşünüp anlar(lar).

Tefhim-ul Kuran

:

Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp düşünmez.

Ümit Şimşek

:

O, hikmeti dilediğine verir. Kendisine hikmet verilen kimseye ise, gerçekten pek büyük bir hayır verilmiştir. Bunu ise ancak akıl sahipleri anlar.

Yaşar Nuri Öztürk

:

O, hikmeti dilediğine verir. Ve kendisine hikmet verilmiş olana çok büyük bir hayır verilmiş demektir. Gönlünü ve aklını çalıştıranlardan başkası düşünüp anlayamaz.

 

 

Gösterim: 129