5/MÂİDE-58

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَإِذَا نَادَيْتُمْ إِلَى الصَّلاَةِ اتَّخَذُوهَا هُزُوًا وَلَعِبًا ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لاَّ يَعْقِلُونَ

Ve izâ nâdeytum ilâs salâtittehazûhâ huzuven ve leibâ(leiben) zâlike bi ennehum kavmun lâ ya’kılûn(ya’kılûne).

Ve namaza çağırdığınız (ezan okuduğunuz) zaman, onu oyun ve alay konusu edindiler. Bu, onların akıl etmeyen (aklını kullanmayan) bir kavim olmaları sebebiyledir.

1. ve izâ nâdeytum : ve nida ettiğiniz, çağırdığınız zaman
2. ilâ es salâti : namaza
3. ittehazû-hâ huzuven : onu alay konusu edindiler
4. ve leiben : ve oyun
5. zâlike : bu
6. bi enne-hum : onların olmaları sebebiyle
7. kavmun lâ ya'kılûne : aklını kullanmayan, akıl etmeyen bir kavim
AÇIKLAMA

Bismillâhirrahmânirrahîm
Allahû Tealâ, bu âyette dünya hayatında Allah'a ulaşmayı dilemediği için akletmeyen bir kavimden bahsediyor. Tebliğe muhatap olduktan sonra kimler hidayeti dilemezse Allahû Tealâ onların hassalarına engeller koyar. Kimler tebliğciyi yalanlarsa onların uzuvlarına da engeller koyduğu için sağır, dilsiz olan bu insanların akletmediklerini Enfâl-22'de belirtiyor:

8/ENFÂL-22İnne şerred devâbbi indallâhis summul bukmullezîne lâ ya’kılûn(ya’kılûne).
Muhakkak ki; Allah katında, (yerde yürüyen) hayvanların en şerlisi (kötüsü) akıl etmeyen sağır ve dilsizlerdir.
Kulaklarında vakra olduğu için mânâya varamıyorlar. Kalplerinde ekinnet olduğu için idrak da edemiyorlar. İdrak edemedikleri cihetle akıllarını kullanmaları da söz konusu değil. Aslında böyle bir şeyi tahakkuk ettirebilmek için mutlaka bu insanların, Allah'a ulaşmayı dilemeleri lâzım ki Allahû Tealâ kulaklarındaki vakrayı alsın, işitsinler, mânâya varsınlar, kalplerindeki ekinneti alması lâzım ki böylece idrak etsinler ve Allah'a ulaşmayı dilesinler.

5/MÂİDE-58

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve namaza çağırdığınız (ezan okuduğunuz) zaman, onu oyun ve alay konusu edindiler. Bu, onların akıl etmeyen (aklını kullanmayan) bir kavim olmaları sebebiyledir.

Diyanet İşleri

:

Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Birbirinizi namaza çağırdığınız, ezan okuduğunuz zaman, bununla alay ederler, bir oyun sayarlar bunu. Bu da şüphe yok ki akılları olmayan, akıl edemeyen bir kavim olduklarındandır.

Adem Uğur

:

Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır.

Ahmed Hulusi

:

Salât için ezan okuduğunuzda, ezanı alay ve eğlence edindiler. . . Bu, onların aklını kullanamayan bir güruh olmalarından ötürüdür.

Ahmet Tekin

:

Namaza davet ettiğiniz vakitlerde, namazı alay ve eğlence konusu haline getirirler. Onlar, ibadetin mahiyetini kavrayamayan, akıllarını faydalı kullanamayan, gelişmemiş cahil bir kavim olmaları sebebiyle böyle yapıyorlar.

Ahmet Varol

:

Siz namaza çağırdığınızda onu alaya ve eğlenceye alırlar. Böyle yapmaları onların akıl etmeyen bir topluluk olmalarındandır.

Ali Bulaç

:

Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

Ali Fikri Yavuz

:

(Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. Bu davranışları, kendilerinin akıl ermez bir topluluk olmalarındandır.

Bekir Sadak

:

Namaza cagirdiginizda onu alay ve eglenceye alirlar. Bu, onlarin akletmeyen bir topluluk olmasindandir.

Celal Yıldırım

:

Namaza (eron okuyup) çağırdığınızda, onu eğlence ve alaya alırlar. Bu onların akletmiyen bir topluluk olmasındandır.

Diyanet İşleri (eski)

:

Namaza çağırdığınızda onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmasındandır.

Diyanet Vakfi

:

Namaza çağırdığınız zaman onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu davranış, onların düşünemeyen bir toplum olmalarındandır.

Edip Yüksel

:

Namaza çağırdığınızda onunla alay edip eğlendiler. Düşünmeyen bir topluluktur onlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Namaza ezan okuduğunuz zaman onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar, bu işte onların akılları ermez bir güruh olmalarından

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Namaz için ezan okuduğunuz zaman, onu bir eğlence ve oyun yerine koyuyorlar. İşte bu, onların akılları ermez bir topluluk olmalarındandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

Fizilal-il Kuran

:

Birbirinizi namaza çağırmak için ezan okuduğunuz zaman, onlar bu çağrınızı alaya alırlar, eğlence konusu yaparlar. Bu davranış onların aklı başında olmayan kimseler olmalarından kaynaklanıyor.

Gültekin Onan

:

Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu gerçekten onların akletmeyen bir topluluk olmalarındandır.

Hasan Basri Çantay

:

(Ezanla) birbirinizi namaza çağırdığınız zaman (onu) bir eğlence ve bir oyun (mevzuu) edinirler. Bu, kendilerinin hakıykaten akıllarını kullanmaz bir günûh olmalarındandır.

Hayrat Neşriyat

:

Hem (siz ezan okuyarak) namaza çağırdığınız zaman, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, şübhesiz onların akıl erdirmeyen bir kavim olmalarındandır.

İbni Kesir

:

Birbirinizi namaza çağırdığınızda; onu alay ve eğlenceye alırlar. Bu, onların gerçekten kabul edemez bir topluluk olmalarındandır.

Muhammed Esed

:

Onları namaza çağırdığınızda onu küçümserler ve alaya alırlar- Çünkü onlar akıllarını kullanmayan bir topluluktur.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve namaza çağırdığınız zaman onu bir eğlence ve bir oyuncak ittihaz ederler. Bu da şüphe yok ki, onların âkilâne düşünmez bir kavim olmalarındandır.

Ömer Öngüt

:

(Onları ezan ile) namaza çağırdığınız zaman, namazınızı alay ve eğlence konusu yaparlar. Böyle yapmaları, akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

Şaban Piriş

:

Namaza çağırdığınızda, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu, onların akletmeyen bir toplum olmasındandır.

Suat Yıldırım

:

Siz ezan okuyarak namaza dâvet edince, bunu alay ve eğlence konusu yaparlar. Onların böyle yapmalarının sebebi, akıllarını kullanmayıp bu güzelliği anlamamalarıdır.

Süleyman Ateş

:

Namaza çağırıldığınız zaman onu eğlence ve oyun yerine koydular. Düşüncesiz bir topluluk oldukları için böyle yaptılar.

Tefhim-ul Kuran

:

Onlar, siz birbirinizi namaza çağırdığınızda onu alay ve oyun (konusu) edinirler. Bu, gerçekten onların akıl erdirmeyen bir topluluk olmalarındandır.

Ümit Şimşek

:

Siz namaz için ezan okuduğunuzda, onlar bunu eğlence ve oyun edinirler; çünkü onlar akılları ermeyen bir güruhtur.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Namaza çağırdığınızda onu oyun ve eğlence edindiler. Böyle yaptılar; çünkü onlar akıllarını işletmeyen bir topluluktur.

 

 

Gösterim: 135