31/LOKMÂN-15

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَإِن جَاهَدَاكَ عَلى أَن تُشْرِكَ بِي مَا لَيْسَ لَكَ بِهِ عِلْمٌ فَلَا تُطِعْهُمَا وَصَاحِبْهُمَا فِي الدُّنْيَا مَعْرُوفًا وَاتَّبِعْ سَبِيلَ مَنْ أَنَابَ إِلَيَّ ثُمَّ إِلَيَّ مَرْجِعُكُمْ فَأُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyy(ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.


1. ve in : ve eğer
2. câhedâ-ke : o ikisi seninle mücâdele ederlerse
3. alâ : üzerine
4. en tuşrike : senin şirk koşman
5. bî mâ : şey ile
6. leyse : değil, yok, olmadı
7. leke : senin
8. bi-hî : ona ait, onunla
9. ilmun : bilgi, ilim
10. fe : o zaman, o taktirde
11. lâ tutı'-humâ : onlara (o ikisine) itaat etme
12. ve sâhib-humâ : ve ikisini sahip ol
13. fî ed dunyâ : dünyada
14. magrûfen : iyilikle, ma'rufla, güzellikle
15. vettebi' (ve ittebi') : ve tâbî ol
16. sebîle : yol
17. men : kim
18. enâbe : yöneldi
19. ileyye : bana
20. summe : sonra
21. ileyye : bana
22. merciu-kum : sizin rücunuz, dönüşünüz
23. fe : o zaman
24. unebbiu-kum : size haber vereceğim
25. bi mâ : şeyleri
26. kuntum : oldunuz
27. ta'melûne : yapıyorsunuz

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ'nın Lokman-13'te ifade ettiği şirk Rum Suresinin 31 ve 32. âyetlerindeki şirktir. Şirkten kurtulmak için Allah'a ulaşmayı dilemek temel farzdır. "Bana yönelenlerin yoluna tâbî ol" ifadesi ile "Sonra dönüşünüz Banadır" ifadesi ölümden sonra bana döneceksiniz demektir. "Bana yönelenlerin yoluna tâbî ol" Bana ulaşmak için yola çıkanların yoluna tâbî ol, demektir. Çünkü Allahû Tealâ Şura Suresinin 13. âyet-i kerimesinde diyor ki:

42 / ŞÛRÂ - 13: Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrekû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyh(ileyhi), allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).
(Allah) dînde, onunla Hz. Nuh'a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm'e, Hz. Musa'ya ve Hz. İsa'ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah'a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O'na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır). 

Öyleyse burada Allahû Tealâ: "Sonra dönüşünüz, Banadır." diyerek bütün insanların dönüşünün Kendisine olduğunu ifade etmektedir. Bu dönüş ölümden sonraki dönüştür. Kişinin ruhunu ölmeden evvel Allah'a ulaştırması ile ruhun ölümden sonra Allah'a dönüşü aynı şey değildir. Ölmeden evvel Allah'a ulaşmak hidayete ermektir.

31/LOKMÂN-15

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücâdele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

Diyanet İşleri

:

“Eğer, hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadığın bir şeyi bana ortak koşman için seninle uğraşırlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Ben de size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.”

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Eğer o hususta bir bilgin olmadığı halde, bana şirk koşman için savaşırlarsa seninle, itâat etme onlara ve dünyâda iyilik et onlara ve dönüp benim itâatimi kabûl edenlerin yoluna uy, sonra dönüp geleceğiniz yer, benim tapımdır; neler yaptığınızı ben haber vereceğim size.

Adem Uğur

:

Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.

Ali Bulaç

:

Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana 'gönülden, katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Ali Fikri Yavuz

:

Bununla beraber ana-baban, bilmediğin, (hiç saydığın putlardan ve şirkten ibaret) bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, bu takdirde kendilerine itaat etme. Onlara, dünyada iyi bir şekilde sahiblik et ve bana yönelenin (mümin kimsenin) yolunu tut. Sonra dönüb bana geleceksiniz de, ben, size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Bekir Sadak

:

Ey insanoglu! Ana baba, seni, koru korune Bana ortak kosman icin zorlarlarsa, onlara itaat etme; dunya islerinde onlarla guzel gecin; Bana yonelen kimsenin yoluna uy; sonunda donusunuz Bana'dir. O zaman, yaptiklarinizi size bildiririm.

Celal Yıldırım

:

Eğer anan-baban, hakkında bilgin olmadığı şeyi bana ortak koşman için seninle tartışıp ağırlıklarını koyarlarsa, sakın onlara (bu hususta) itaat etme. Dünya (işlerin)de ise onlara güzel ölçüde destek ol; bana yönelip gönül verenlerin yoluna uy. Sonra da dönüşünüz elbette banadır ; yapageldiğinizi (o zaman) size bir bir haber veririm.

Diyanet İşleri (eski)

:

Ey insanoğlu! Ana baba, seni, körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla güzel geçin; Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonunda dönüşünüz Bana'dır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.

Diyanet Vakfi

:

Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.

Edip Yüksel

:

Hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için seninle mücadele ederlerse ikisine de uyma. Ancak dünyada onlara iyi davranmalısın. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır ve yaptığınız herşeyi size bildireceğim.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Bununla beraber o ikisi de sana sence hakkında bir ılim olmıyan hiçi bana şerik koşturmağa uğraşırlarsa o vakıt onlara itaat etme ve kendilerine Dünyada ma'ruf surette musahabet eyle de bana yüz tutanın yolunu tut, sonra dönüb bana geleceksiniz de ben size yaptıklarınızı haber vereceğim

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Bununla beraber her ikisi de sana hakkında hiçbir bilgin olmayan hiçi Bana ortak koşturmaya uğraşırlarsa, o vakit onlara itaat etme; onlara dünyada maruf surette iyi ve nazik davran; Bana yüz tutanın yolunu tut; sonra dönüp Bana geleceksiniz; Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Bununla beraber eğer her ikisi de bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşman hususunda seni zorlarsa, onlara itaat etme. Fakat dünyada onlarla iyi geçin ve bana yönelenlerin yolunu tut. Sonra dönüşünüz ancak banadır. O zaman ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Fizilal-il Kuran

:

Eğer onlar seni körü körüne bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme; dünya işlerinde onlarla iyi geçin, Allah'a yönelen kimsenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır. O zaman size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Gültekin Onan

:

Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban), hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (maruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana 'gönülden, katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Hasan Basri Çantay

:

Eğer onlar sence ilimde (yeri) olmadık her hangi bir şey'i bana eş tutman üzerinde seni zorlarlarsa kendilerine itaat etme. Onlarla dünyâda iyi geçin. Bana dönenlerin yoluna uy. Nihayet dönüşünüz ancak banadır. (O vakit) ben de size ne yapıyordunuz, haber veririm.

İbni Kesir

:

Şayet onlar seni körü körüne Bana şirk koşman için zorlarsa; onlara itaat etme ve dünya işlerinde onlarla iyi geçin Bana dönenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz yine Bana'dır. O zaman Ben, size yaptıklarınızı bildiririm.

Muhammed Esed

:

(Allah diyor ki:) '(Anne babana saygılı ol;) ama eğer senin aklının (ilahlık) yakıştıramayacağı bir şeye Benimle birlikte ilahlık yakıştırman için zorlarlarsa onlara uyma; (o durumda bile) onlara bu dünyada iyilikle davran ve Bana yönelenlerin yolundan git. Sonunda hepiniz Bana döneceksiniz; ve o zaman (hayatta iken) yapmış olduğunuz her şeyi (gerçek şekliyle) size göstereceğim".

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Eğer kendisine hiçbir bilgin olmayan bir şeyi bana şerik koşasın diye sana zorlarlarsa o vakit onlara itaat etme ve kendilerine dünyada maruf veçhile musahip ol ve bana müteveccih olanların yoluna tâbi ol! Sonra dönüşünüz Bana'dır. Neler yapar olmuş olduğunuzu size haber vereceğim.

Şaban Piriş

:

Eğer seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi, bana ortak koşman için zorlarlarsa sakın onlara itaat etme, onlarla dünyada hoşca geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz yine banadır. Ben de size yaptıklarınızı haber vereceğim.

Suat Yıldırım

:

"Eğer onlar seni, şerik olduğuna dair hiçbir bilgin olmadığı şeyleri, Bana ortak saymaya zorlarlarsa sakın onlara itaat etme! Ama o durumda da kendileriyle iyi geçin, makul bir tarzda onlara sahip çık! Bana yönelen olgun insanların yolunu tut! Sonunda hepinizin dönüşü Bana olacak ve Ben işlediklerinizi tek tek size bildirip karşılığını vereceğim.

Süleyman Ateş

:

"Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itâ'at etme. Onlarla dünyâ (işlerin)de iyi geçin ve bana yönelen kimsenin yoluna uy. Sonra dönüşünüz banadır; (o zaman ben) size yaptıklarınızı haber vereceğim" (diye öğüt verdik).

Tefhim-ul Kuran

:

Bununla birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi bana şirk koşman için, sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda onlara itaat etme ve dünya (hayatın)da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen (onlarla geçin) ve bana 'gönülden, katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır, böylece ben de size yapmakta olduklarınızı haber vereceğim.»

Ümit Şimşek

:

Eğer onlar, ilâhlığına dair hiçbir bilgin olmayan birşeyi Bana ortak koşman için seni zorlayacak olurlarsa, o zaman onlara itaat etme. Yine de dünyada onlarla iyi geçin. Sen, Bana yönelenlerin yolunu izle. Sonra dönüşünüz Banadır; yapmış olduklarınızı Ben size bildiririm.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada örfe uygun geçin; ama bana yönelenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz banadır. Yapıp ettiklerinizi size haber vereceğim.

Abdullah Aydın

:

Bununla beraber anan-baban, bilmediğin bir şeyi bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, kendilerine itaat etme, onlarla dünyada iyi geçin. Bana dönenlerin (mü'minlerin) yoluna uy. Nihayet dönüp Bana geleceksiniz de, ben yaptıklarınızı size haber vereceğim.

Ahmet Davudoğlu

:

Bununla beraber onlar, bilmediğin bir şeyi, bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, onlara itaat etme. Ama onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenin yolunu tut. Sonunda dönüşünüz yalnız Banadır ha! Ben de size yaptıklarınızı haber veririm.

Ali Arslan

:

Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size yapmış olduklarınızı (teker teker) haber veririm.

Arif Pamuk

:

Ana-baba, seni bana ortak koşmak için zorlarlarsa, onlara iltifat etme. Dünya işlerinde onlarla güzel geçin. Bana yönelen kimsenin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz yine banadır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Mamafih, ana-baban, bilmediğin bir şeyi, Bana şerik koşman için cehzederlerse, bu hususda onlara itaat etme! Onlarla dünyada hoş geçin! (Ma'ruf vechile şeriatin razı olacağı, kerem ve mürüvvetin iktiza eylediği şekilde müsahib ol.) Bana dönenlerin (dinde tevhid ve ihlâsla Bana tâat edenlerin) yoluna ittiba' et. Senin de, ana-babanın da nihayet dönüşünüz Bana'dır. O vakit sana îmânından dolayı mükâfat; anana, babana da küfürlerinden dolayı mücâzat ederim.

Bahaeddin Sağlam

:

Bana dönüş yapanların yoluna uy! Sonra hepiniz Bana döneceksiniz. Ben yaptıklarınızın (mahiyetini) size haber vereceğim.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak Banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Bana yönelen kimselerin yoluna uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. (O zaman) ben de, yaptıklarınızı (ve karşılığını) size haber vereceğim.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonunda dönüşünüz Bana'dır. O zaman, yaptıklarınızı size bildiririm.

Hüseyin Kaleli

:

“Hakkında senin bir bilgin olmadığı (şeyde) seni bana şirk koşmana zorlarlarsa, artık onlara itaat etme. Kendilerine dünyada iyi sahip ol. Bana dönenlerin yoluna da uy. Sonra dönüşünüz ancak banadır. Size yapar olduğunuz şeyleri de haber vereceğim.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Eğer ilah olduğuna dair hiçbir delil bulunmayan bir şeyi Bana ortak koşman için seni zorluyacak olurlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna tabi ol. Sonunda dönüşünüz Banadır; yaptıklarınızı Ben size haber vereceğim.

Mustafa İslamoğlu

:

Yine (Allah): “Eğer hakkında bilgi sahibi olmadığın bir şeyi Bana ortak koşman için seni zorlarlarsa, asla onlara itaat etme! Yine de onlara şu (geçici) dünyada iyi davran ve yönünü Bana dönenlerin yolunu izle! En sonunda elbet Bana döneceksiniz ve yapıp ettiğiniz her şeyin (gerçeğini) size bir bir göstereceğim” (diye buyurur).

Nedim Yılmaz

:

Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi, Bana ortak koşman için seni zorlarlarsa onlara itaat etme. Kendilerine dünyada iyi davran. Bana yönelenlerin yolunu tut. Dönüşünüz ancak Bana’dır. Ben size yapmakta olduğunuz şeyleri haber vereceğim.

Ömer Rıza Doğrul

:

Şayet anan, baban seni körü körüne Bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme. Onlarla dünyada hoş geçin. Bana dönen insanların yolunu tut. Dönüşünüz Bana’dır. Ben de size işlediklerinizi haber veririm.

Talat Koçyiğit

:

Bana yönelen kimsenin yoluna uy; sonra dönüşünüz yine banadır. O zaman, size yapmış olduklarınızı haber vereceğim.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Bana yönelenlerin yoluna uy. Nihayet dönüşünüz Banadır. Ben de size işlediğiniz şeylerden haber veririm.

Bir Heyet

:

Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak Banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.

Gösterim: 1141