5/MÂİDE-35

Bismillâhirrahmânirrahîm

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ وَابْتَغُواْ إِلَيهِ الْوَسِيلَةَ وَجَاهِدُواْ فِي سَبِيلِهِ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.


1. yâ eyyuhâ : ey!
2. ellezîne âmenû : Allâh'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler
3. ittekû Allâhe : Allâh'a (c.c.) karşı takvâ sahibi olun
4. ve ibtegû : ve isteyin!
5. ileyhi el vesîlete : O'na ulaştıracak vesileyi
6. ve câhidû fî sebîli hi : ve O'nun yolunda cihad edin
7. lealle-kum : umulur ki böylece siz
8. tuflihûne : felâha, kurtuluşa erersiniz

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allahû Tealâ burada âmenû olanların takva sahibi olmasını ve Allah'a ulaştıracak olan vesileyi, yani mürşidi Allah'tan istemelerini emrediyor. Tabiatıyla mürşide ulaştıktan sonra da nefs tezkiyesi söz konusu. Ve Allahû Tealâ, “Allah yolunda cihad edin.” diyor. Bu cihad, hem insanın nefsiyle yapacağı büyük cihad hem de Allah'ın düşmanlarıyla yapılan küçük cihadı kapsar. Allahû Tealâ, felâha ermenin, kurtuluşa ermenin cihadla mümkün olacağını söylüyor. Bu âyetteki cihad nefs tezkiyesi ve tasfiyesi olan büyük cihaddır.

Nefse karşı cihad-ı ekberi kazanmak ancak mürşide tâbî olmakla gerçekleşir. Mürşidsiz hiç kimse tek başına büyük cihadı başaramaz. Allah'tan, Allah'a ulaştıracak olan vesileyi istemek, mürşidi istemek, nefs tezkiyesi yapmak farzdır. Felâh, cennet müjdesine, cennet kurtuluşuna ulaşmaktır.

Âyette bahsedilen felâh (kurtuluş) 3. kat cennet müjdesidir. Bir insanın 3. kat cennet kurtuluşuna ulaşması, felâha ermesi, vesileyi istemesine, mürşide ulaşmasına, tövbe edip kalbine îmân yazıldıktan sonra nefs tezkiyesi yapmasına ve böylece 3. safha takva sahibi olup felâha ermesine bağlıdır. 1. safhadaki takva Allah'a ulaşmayı dilemek, yani âmenû olmaktır. Kişiyi birinci kat cennete ulaştırır (Cennetün Aliyeh). 2. safhadaki takva âyet-i kerimede “Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin.” olarak belirtiliyor. Yani Allah'a ulaştıracak vesileyi, mürşidi isteyip mürşidin önünde tövbe ederek, el öperek “lâ ilâhe illallâh muhammedun resûlullâh” diyerek, 2. safhadaki takvanın sahibi olursunuz. Burada ikinci kat cennet kazanılır (Cennetün Firdevs). Sonra O'nun yolunda cihad etmeye, büyük cihadı (nefs tezkiyesi) yapmaya başlıyorsunuz. Nefs tezkiyesi sonunda Allahû Tealâ'nın evliyası oluyorsunuz. Tezkiye olayında ruh Allah'a ulaşır ve kişi felâha erer. Burada 3. kat cennetin müjdesi vardır (Cennetün Huld). Böylece âyet-i kerime bize 1. 2. ve 3. safhadaki takva ile takva sahibi olmayı gösteriyor. 

Lügat anlamı itibarıyla sakınmak, korkmak anlamına gelen takva kavramı Kur'ân-ı Kerim'de Mâide Suresinin 93. âyet-i kerimesinde farklı seviyelere ait 2. 3. ve 4 safhadaki takvaların üçünü birden muhtevasına almıştır. Dolayısıyla bütün âyetlerde geçen takvaları sakınmak ve korkmak şeklinde değerlendirirsek, kavramın ifade ettiği aslî mânâdan sapmış oluruz. Günümüzde birbirinden farklı incelediğimiz 23 tane Kur'ân-ı Kerim meallerinde bu sapmayı kolaylıkla tespit etik. 

5 / MÂİDE - 93: Leyse alellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti cunâhun fîmâ taimû izâ mettekav ve âmenû ve amilûs sâlihâti summettekav ve âmenû summettekav ve ahsenû vallâhu yuhibbul muhsinîn(muhsinîne).
Âmenû olanlar ve salih amel yapanlar (ıslâh edici amel, nefs tezkiyesi yapanlar) üzerine, takva (1. takva) sahibi olmadıkları zaman yediklerinden dolayı bir günah yoktur. Âmenû olun ve amilûssâlihat yapın! Sonra da takva sahibi olun (3. takvaya ulaşın)! Âmenû olun sonra da takva sahibi olun (4. takvaya ulaşın) ve ahsen olun! Allah muhsinleri (ahsen olanları, 4. takvaya ulaşanları) sever. 

Âyetlerde birbirinden ayrı farklı seviyelere ait 7 safha takva vardır.

1. safha takva: Allah'a ulaşmayı dilemek

30 / RÛM - 31: Munîbîne ileyhi vettekûhu ve ekîmûs salâte ve lâ tekûnû minel muşrikîn(muşrikîne). 
O'na (Allah'a) yönelin (Allah'a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın. 

2. safha takva: Mürşide tâbiiyet

5 / MÂİDE - 35: Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn(tuflihûne). 
Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz. 

3. safha takva: Ruhu Allah'a ulaştırmak (teslim etmek)

50 / KAF - 31: Ve uzlifetil cennetu lil muttekîne gayre baîdin.
Ve cennet, takva sahipleri için uzak olmayarak yaklaştırıldı. 

50 / KAF - 32: Hâzâ mâ tûadûne li kulli evvâbin hafîz(hafîzin).
İşte size vaadolunan şey budur (cennettir). Bütün evvab (ruhu Allah'a ulaşarak sığınmış), ve hafîz olanlar (başlarının üzerine devrin imamının ruhu ulaşmış olanlar) için. 

4. safha takva: Fizik vücudu Allah'a teslim etmek

22 / HACC - 37: Len yenâlellâhe luhûmuhâ ve lâ dimâuhâ ve lâkin yenâluhut takvâ minkum, kezâlike sahharahâ lekum li tukebbirûllâhe alâ mâ hedâkum, ve beşşiril muhsinîn(muhsinîne).
Onun (kurbanların), etleri ve kanları asla Allah'a ulaşmaz. Fakat sizden O'na, takva (Allah'a teslim olma) ulaşır. İşte böylece size, onu musahhar kıldı. Sizi hidayete erdirdiği şey üzerine (hidayete erdirmesi sebebiyle) Allah'ı tekbir etmeniz için. Ve muhsinleri (Allah'a fizik vücutlarını teslim edenleri) müjdele! 

5. safha takva: Nefsi Allah'a teslim etmek

7 / A'RÂF - 201: İnnellezînettekav izâ messehum tâifun mineş şeytâni tezekkerû fe izâhum mubsırûn(mubsırûne).
Muhakkak ki; takva sahibi kimseler şeytandan onlara gözü bürüyen bir vesvese dokunduğu zaman (Allah'ı) tezekkür ederler (Allah'la tezekkür ederler). İşte o zaman onlar, basar edenlerdir (kalp gözlerinin basar hassası ile görürler: Casiye-23). 

6. safha takva: İrşada ulaşmak

2 / BAKARA - 179: Ve lekum fîl kısâsı hayâtun yâ ulîl elbâbi leallekum tettekûn(tettekûne).
Ey ulûl elbab! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki böylece siz, takva sahibi olursunuz. 

7. safha takva: İradeyi Allah'a teslim etmek

3 / ÂLİ İMRÂN - 102: Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe hakka tukâtihî ve lâ temûtunne illâ ve entum muslimûn(muslimûne). 
Ey âmenû olanlar, Allah'a karşı “O'nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah'a) teslim olmadan ölmeyin! 

5/MÂİDE-35

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ey âmenû olanlar (Allah'a ulaşmayı, teslim olmayı dileyenler); Allah'a karşı takva sahibi olun ve O'na ulaştıracak vesileyi isteyin. Ve O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.

Diyanet İşleri

:

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Ey inananlar, çekinin Allah'tan ve onu vesîleyle arayın ve savaşın onun yolunda da muradına erenlerden olun.

Adem Uğur

:

Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Ali Bulaç

:

Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Ali Fikri Yavuz

:

Ey iman edenler! Allah’dan korkun ve onun rahmetine yaklaşmağa yol arayın. O’nun yolunda mücâhede yapın ki, kurtuluşa varasınız.

Bekir Sadak

:

Ey Inananlar! Allah'tan sakinin, O'na ulasmaya yol arayin, yolunda cihad edin ki kurtulasiniz.

Celal Yıldırım

:

Ey imân edenler I Allah'tan korkup (kötülüklerden, ilâhî sınırları aşmaktan) sakının; O'na yakın olmak için vesile arayın ve yolunda cihâd edin. Ola ki, korktuğunuzdan kurtulup umduğunuza kavuşursunuz.

Diyanet İşleri (eski)

:

Ey İnananlar! Allah'tan sakının, O'na ulaşmaya yol arayın, yolunda cihad edin ki kurtulasınız.

Diyanet Vakfi

:

Ey iman edenler! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Edip Yüksel

:

İnananlar ALLAH'ı dinleyin, O'na ulaşmak için yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki başarasınız.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Ey o bütün iyman edenler! Allahdan korkun ve ona yaklaşmağa vesile arayın ve onun yolunda mücahede edin ki felâha irebilesiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Ey iman edenler, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya vesile arayın, O'nun yolunda cihad edin ki, mutluluğa erebilesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Ey inananlar, Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.

Fizilal-il Kuran

:

Ey müminler, Allah'tan korkunuz, sizi ona yakınlaştırabilecek her yolu arayınız, onun yolunda cihad ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.

Gültekin Onan

:

Ey inananlar, Tanrı'dan korkup sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın. O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Hasan Basri Çantay

:

Ey îman edenler, Allahdan korkun, Ona (yaklaşmıya) vesîyle arayın ve onun yolunda savaşın. Tâki muradınıza eresiniz.

İbni Kesir

:

Ey iman edenler; Allah'tan korkun ve O'na yaklaşmak için vesile arayın. O'nun yolunda cihad edin ki, felaha eresiniz.

Muhammed Esed

:

Siz ey imana ermiş olanlar! Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, Ona daha yakın olmaya çalışın ve Allah yolunda gayret gösterin ki mutluluğa erişebilesiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ey imân edenler! Allah Teâlâ'dan korkunuz ve O'na vesile arayınız ve O'nun yolunda mücâhedede bulununuz ki, felâh bulabilesiniz.

Şaban Piriş

:

-Ey İman edenler! Allah’tan sakının yolunda cihat ederek O’na ulaşmaya bir vesile arayın ki kurtuluşa eresiniz.

Suat Yıldırım

:

Ey iman edenler! Allah’ın hukukunu gözetin, onun hukukunu ihlal etmekten sakının, O’na yaklaşmaya vesile arayın ve O’nun yolunda mücahede edin ki korktuğunuzdan kurtulup umduğunuza kavuşasınız.

Süleyman Ateş

:

Ey inananlar, Allah'tan korkun, O'na (yaklaşmağa) yol arayın ve O'nun yolunda cihâdedin ki, kurtuluşa eresiniz.

Tefhim-ul Kuran

:

Ey iman edenler, Allah'tan korkup sakının ve (sizi) O'na (yaklaştıracak) vesile arayın; O'nun yolunda cihad edin, umulur ki kurtuluşa erersiniz.

Ümit Şimşek

:

Ey iman edenler! Allah'tan sakının, Onun rızasına erişmek için vesile arayın ve Onun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Ey iman edenler! Allah'ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O'na varmaya vesîle arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa erebilesiniz.

Abdullah Aydın

:

Ey îmân edenler! Allah'tan korkun ve O'na (rahmetine yaklaşmaya) vesile arayın. O'nun yolunda savaşın ki, kurtuluşa eresiniz.

Ahmet Davudoğlu

:

Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve O'na yaklaşmaya çare arayın. Hem O'nun yolunda cihad yapın ki murada eresiniz.

Ali Arslan

:

Ey îmân edenler! Allah'a (itaat ederek O'nun azabından) sakının. O'nun rızasına vardıran vesileyi arayın. O'nun yolunda cihad edin. Umulur ki felaha erersiniz. Vesile, Allah'a yaklaştıran ibadetlerdir, (celâleyn).

Arif Pamuk

:

Ey inananlar! Allah'tan korkun. O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki, kurtuluşa eresiniz.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Ey îmân edenler! Allahû Tealâ'dan korkun. O'na yaklaşmaya vesile arayın. Yolunda cihad edin ki, felah bulasınız.

Bahaeddin Sağlam

:

Ey îmân edenler! Allah'ın azabından sakının. Ve O'na doğru bir vesile arayın. (Yani) Allah yolunda savaşın ki kurtulasınız.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Ey îmân edenler! Allah'tan korkun, O'na yaklaşmaya yol arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Ey îmân edenler, Allah'tan korkun (O'na ibadet ve itaat edip karşı gelmekten sakının), O'na (yaklaşmaya) yol arayın. Allah yolunda (malınızla, canınızla) savaşın ki, kurtuluşa eresiniz.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Ey inananlar! Allah'tan sakının, O'na ulaşmaya yol arayın, yolunda cihad edin ki kurtulasınız.

Hüseyin Kaleli

:

“Ey îman edenler! Allâh’tan korkun ve O’na vesile arayın. Onun yolunda da savaşın. Umulur ki felaha erersiniz.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Ey iman edenler! Allah'tan korkun, sizi O'nun rızasına ulastiracak vesileleri arayın ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa erişiniz.

Mustafa İslamoğlu

:

Siz ey iman edenler! Allah’a karşı saygılı olun ve O’na yaklaşma çabası içinde bulunun ve O’nun yolunda tüm gayretinizi harcayın ki kurtuluşa erebilesiniz.

Nedim Yılmaz

:

Ey inananlar! Allah’tan korkun, O’na yaklaşma yolu arayın ve yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Ömer Rıza Doğrul

:

Ey îmân edenler! Allah'a karşı gelmekten korunun. O’na yakın olmak için çare arayın. O’nun yolunda cihad edin ki felaha eresiniz.

Talat Koçyiğit

:

Ey îmân edenler! Allah'tan korkun. Sizi O'na yaklaştıracak vesile arayın. Ve O'nun yolunda cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Ey mü'minler! Allah'tan korkun ve O'na (yaklaşmaya) vesile arayın. Ve O'nun yolunda cihad edin. Tâ ki felaha eresiniz.

Bir Heyet

:

Ey müminler, Allah'tan korkunuz, sizi ona yakınlaştırabilecek her yolu arayınız, onun yolunda cihad ediniz ki, kurtuluşa eresiniz.

 

 

 

Gösterim: 1893