1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26

88/GÂŞİYE-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ

Hel etâke hadîsul gâşiyeh(gâşiyeti).

Gâşiyenin (heryeri kuşatıp kaplayacak olan korkunç felâketin) haberi sana geldi mi?


1. hel : mi
2. etâ-ke : sana geldi
3. hadîsu : aktarılan söz, önemli haber
4. el gâşiyeti : gâşiye, heryeri kuşatıp kaplayacak olan korkunç felâket, helâk edici afet

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Heryeri kuşatacak, kaplayacak olan korkunç bir felâketin haberi sana geldi mi? Kıyâmet cehenneme gidecek olanlar için gaşiyedir. Cennete girecek olanlar için ise bir müjdedir.

88/GÂŞİYE-1

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Gâşiyenin (heryeri kuşatıp kaplayacak olan korkunç felâketin) haberi sana geldi mi?

Diyanet İşleri

:

Dehşeti her şeyi kaplayan felaketin haberi sana geldi mi?

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Geldi mi sana her yanı ve herkesi kavrayıp kaplayan o felâketin haberi?

Adem Uğur

:

(Resûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?

Ali Bulaç

:

(Her yanı yaygın olarak kuşatacak olan) Kıyametin haberi sana geldi mi?

Ali Fikri Yavuz

:

(Ey Rasûlüm! Bütün insanları dehşeti ile) kaplayacak olan kıyametin haberi, muhakkak ki sana gelmiştir.

Bekir Sadak

:

Her seyi kaplayacak kiyametin haberi sana gelmedi mi?

Celal Yıldırım

:

Korku ve dehşeti herşeyi kaplayacak olan Kıyâmet'in haberi elbette sana geldi.

Diyanet İşleri (eski)

:

Her şeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?

Diyanet Vakfi

:

(Resûlüm!) Dehşeti her şeyi kaplayan kıyametin haberi sana geldi mi?

Edip Yüksel

:

Sana o bunaltanın haberi ulaştı mı?

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Geldi mi sana o Gaşiye hadîsi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Geldi mi sana o Ğaşiye (her şeyi kuşatacak salgın, istilacı kıyametin) haberi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

O her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi?

Fizilal-il Kuran

:

Ey insanoğlu! Herşeyi kaplayacak kıyametin haberi sana gelmedi mi?

Gültekin Onan

:

Kıyametin haberi sana geldi mi?

Hasan Basri Çantay

:

(Felâketleri bütün mahlûkaatı sarıb kaplayacak olan) kıyamet gününün haberi sana geldi ya.

İbni Kesir

:

Her şeyi sarıp kaplayacak olanın haberi sana geldi mi?

Muhammed Esed

:

Kabus Gibi Çöken'den haberin var mı?

Ömer Nasuhi Bilmen

:

(1-2) Sana salgın Kıyametin haberi geldi mi? O gün nice yüzler zillete düşmüştür.

Şaban Piriş

:

Bürüyen/ansızın gelecek olanın haberi sana geldi mi?

Suat Yıldırım

:

Gâşiye’nin/dehşeti her tarafı saracak olan o felâketin mahiyeti hakkında elbet sen de bilgi sahibi oldun.

Süleyman Ateş

:

(Şiddet ve dehşetiyle her şeyi) Sarıp kaplayacak olan(o felâket)in haberi sana geldi mi?

Tefhim-ul Kuran

:

(Her yanı yaygın olarak kuşatacak olan) Kıyametin haberi sana geldi mi?

Ümit Şimşek

:

Her yeri kaplayan felâketin haberi sana geldi mi?

Yaşar Nuri Öztürk

:

Geldi mi sana Ğaşiye'nin/her şeyi her yandan sarıp kaplayacak olanın haberi?

 

 

 

Gösterim: 1570