34/SEBE-6

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَيَرَى الَّذِينَ أُوتُوا الْعِلْمَ الَّذِي أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ الْحَقَّ وَيَهْدِي إِلَى صِرَاطِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ

Ve yerellezîne ûtûl ılmellezî unzile ileyke min rabbike huvel hakka ve yehdî ilâ sırâtıl azîzil hamîd(hamîdi).

Ve kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu ve onun Azîz (ve) Hamîd Olan'ın (Allah'ın) yoluna (Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm'e) hidayet ettiğini (ulaştırdığını) görüyorlar.


1. ve yere : ve görürler, görüyorlar
2. ellezîne : o kimseler, onlar
3. ûtû el ılme : ilim verilenler
4. ellezî : ki o
5. unzile : indirildi
6. ileyke : sana
7. min rabbi-ke : senin Rabbinden
8. huve : o
9. el hakka : hak
10. ve yehdî : ve hidayet eder, ulaştırır
11. ilâ sırâtı : yola
12. el azîzi : azîz olan, yüce olan
13. el hamîdi : hamid olan, hamdedilen

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kendilerine ilim verilenler, daha evvelki dînlerde de var olan Kur'ân'daki ilmî gerçekleri yaşayanlar, indirilen âyetlerin hak, doğru olduğunu, kendi dînlerinde de bunları yaşadıklarını görüyorlar.

Hristiyanların içinde de yahudilerin içinde de %10'dan daha az insan, sahâbenin yaşadığının aynını yaşıyor. Çünkü aynı âyetler, onların peygamberlerine de (Hz. Musa ve Hz. İsa) gelmiş. Ve herbiri kendi dînindeki bu esasları yaşamaktalar.

Bu âyetler İslâm'ın 7 safhasını ve 4 teslimi Tevrat'ta da İncil'de de farz kılan âyetlerdir. Ayrıca 7 safha ve 4 teslimin Hz. Musa ve Hz. İsa ve onlara tâbî olanlarca yaşandığı Tevrat'ta da İncil'de de yer almaktadır.

34/SEBE-6

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Ve kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu ve onun Azîz (ve) Hamîd Olan'ın (Allah'ın) yoluna (Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm'e) hidayet ettiğini (ulaştırdığını) görüyorlar.

Diyanet İşleri

:

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilen Kur’an’ın gerçek olduğunu ve onun, mutlak güç sahibi ve övgüye lâyık Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Kendilerine bilgi verilenlerse bilirler ki sana Rabbinden indirilen, gerçektir ve üstün ve hamde lâyık mâbûdun yolunu göstermededir.

Adem Uğur

:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Ali Bulaç

:

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)ın yoluna yöneltip ilettiğini görüyorlar.

Ali Fikri Yavuz

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar (ashab), görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur’an hakkın kendisidir; ve o, hamde lâyık, her şeye gâlib olan Allah’ın yolunu (dinini) gösteriyor.

Bekir Sadak

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak oldugunu, guclu ve hamde layik olanin yolunu gosterdigini bilirler.

Celal Yıldırım

:

Kendilerine ilim verilen (gerçekçiler ise, Rabbından sana indirilenin hak olduğunu ve çok güçlü, çok üstün, övülmeğe hep lâyık olanın yoluna irşâd ettiğini görüp bilirler.

Diyanet İşleri (eski)

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu, güçlü ve hamde layık olanın yolunu gösterdiğini bilirler.

Diyanet Vakfi

:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; onun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Edip Yüksel

:

Kendilerine bilgi verilmiş olanlar, Rabbinden sana indirilenin gerçek olduğunu ve onun Üstün ve en çok Övülen'in yoluna ilettiğini görürler.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Kendilerine ılim verilmiş olanlar ise sana rabbından indirileni görüyorlar ki o mahzâ hak ve o ızzetine nihayet olmıyan sahib hamdin yolunu gösteriyor

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar ise, sana Rabbinden indirilen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve onun, yüceliğinin sonu olmayan her türlü övgüye layık olan (Allah') ın yolunu gösterdiğini görüyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir. O, gücüne nihayet olmayan, her hamde lâyık bulunan Allah'ın yolunu gösteriyor.

Fizilal-il Kuran

:

Kendilerine bilgi verilenler Rabb'in tarafından sana indirilen mesajın, insanları üstün iradeli ve övgüye lâyık Allah'ın yoluna iletici bir gerçek olduğunu görürler.

Gültekin Onan

:

Kendilerine ilim verilenler ise, rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Tanrı)nın yoluna yöneltip ilettiğini görüyorlar.

Hasan Basri Çantay

:

Kendilerine ilim verilenler ise Rabbinden sana indirilen (Kur'an) in hakıykatın ta kendisi olduğunu bilir (ler) ve (onlar) her hamde lâyık olan Ğaalib-i mutlakın (ya'ni Allahın) yolunu gösterir (ler).

İbni Kesir

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görürler ki; sana Rabbından indirilmiş olan, hakkın kendisidir. Ve Aziz, Hamid olanın dosdoğru yoluna iletmektedir.

Muhammed Esed

:

Bilgi ve kavrayış yeteneği ile donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilen her şeyin hak olduğunu ve kudret Sahibi'nin, her türlü övgüye layık Olan'ın yoluna ilettiğini bilirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan o (Kur'an) mahz-ı hakîkattır ve azîz, hamîd olanın yolunu göstermektedir.

Şaban Piriş

:

İlim verilenler, sana Rabbinden indirilenin gerçek olduğunu ve güçlü, hamde layık olanın yoluna ilettiğini görüyorlar.

Suat Yıldırım

:

Kendilerine ilim nasib edilenler, sana indirilen kitabın, Rabbin tarafından gelen gerçeğin ta kendisi olduğunu ve o mutlak kudret sahibi, bütün güzel övgülere lâyık olan Allah’ın yolunu gösterdiğini bilirler.

Süleyman Ateş

:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin, gerçek olduğunu, mutlak gâlib ve hamde lâyık olan (Allâh)ın yoluna ilettiğini görürler.

Tefhim-ul Kuran

:

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve üstün, güçlü, övülmeye layık olan (Allah)'ın yoluna yöneltip ilettiğini görmektedirler.

Ümit Şimşek

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, sana Rabbinden indirilmiş olan kitap hakkın tâ kendisidir ve insanları, herşeyin mutlak galibi ve her türlü övgünün gerçek muhatabı olan Allah'ın yoluna iletmektedir.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Kendilerine ilim verilenler, Rabbinden sana indirilenin, hakkın ta kendisi olduğunu, Hamîd ve Azîz olan Allah'ın yoluna kılavuzladığını görürler.

Abdullah Aydın

:

Kendilerine ilim verilenler ise, Rabbinden sana indirilen Kur'an'ın gerçeğin ta kendisi olduğunu, onun, herşeye galip ve övgüye lâyık olan Allah'ın yoluna (İslâm'a) ilettiğini bilir ve görürler.

Ahmet Davudoğlu

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki, Rabbinden sana indirilen Kur'ân, hakkın kendisidir ve (onlar) güçlü, her hamde lâyık (Allah)ın yolunu gösteriyorlar.

Ali Arslan

:

(Ey Resûlüm! Kitap ehli olup) kendilerine ilim verilmiş olanlar Rabbinden sana indirilen Kur'ân'ın hakkın ta kendisi olduğunu ve O'nun hamde lâyık, herşeye galip olan Allah'ın yoluna ilettiğini bilirler.

Arif Pamuk

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbin tarafından indirilen Kur'an'ın gerçek olduğunu bilirler ve onun mutlak üstün ve övgüye layık olan Allah'ın yoluna ilettiğini görürler.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

(Ashâbdan veya tâbiin ve mü'minlerden) kendilerine ilim verilenler bilirler ki; Rabbin celle şânühu'dan, sana inzâl olunan Kur'ân haktır. Ve yegâne, gaalip ve hamde lâyık olan Allahû Teâlâ'nın yoluna (tevhid ve takvâya) hidâyet eder.

Bahaeddin Sağlam

:

Halbuki ilim verilenler, Rabbinden sana inen bu Kur'ân'ın hak olduğunu (insanları) Aziz ve Hamid olan Allah'ın yoluna ilettiğini görüyorlar.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu bilir; O'nun, mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilen (Kur'ân)ın, hakikatin ta kendisi olduğunu ve (O'nun) mutlak gâlip, hem de lâyık (Allah)ın yolunu gösterdiğini görürler.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbinden indirilenin hak olduğunu, güçlü ve hamde lâyık olanın yolunu gösterdiğini bilirler.

Hüseyin Kaleli

:

“Kendilerine ilim verilenler de Rabbinden sana indirileni onu, hak görürler. Azîz, Hamd olanın yoluna da iletir.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyor ki, Rabbinden sana indirilen Kur'an, hakkın ta kendisidir ve halkı, izzet sahibi ve her türlü hamde layık olan Allah'ın yoluna ulaşmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

:

Bilgi ve bilginin amacını kavrama yeteneğiyle donatılmış olanlar, Rabbinden sana indirilenin hakikatin ta kendisi olduğunu; ve O yüceler yücesi, O tüm övgülere lâyık olanın yoluna yönelteceğini görmektedirler.

Nedim Yılmaz

:

Kendilerine ilim verilenler, Rabblerinden sana indirilenin hakkın ta kendisi olduğunu ve O’nun mutlak üstünlük sahibi ve hamde lâyık olan Allah’ın yoluna ilettiğini görürler.

Ömer Rıza Doğrul

:

İlme nail olanlar sana Rabbin tarafından indirilen Kur'ân’ın (asıl) hak olduğunu onun yegane gâlip olan, övülen Rabbinin dosdoğru yoluna ilettiğini görürler.

Talat Koçyiğit

:

Kendilerine ilim verilenler, Rabbından sana indirilenin hak olduğunu ve daima galip ve daima hamde lâyık olan Allah'ın yoluna hidayet ettiğini bilirler.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Kendilerine ilim verilenler, sana Rabbin tarafından indirilen Kur'an'ın hak olduğunu, gâlip, kaadir ve bizâtihi hamde lâyık olan Allah'ın doğru yoluna götürdüğünü bilsinler. (diye kıyamet gelecektir).

Bir Heyet

:

Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'ân'ın) gerçek olduğunu bilir; onun mutlak galip ve övgüye lâyık olan (Allah'ın) yoluna ilettiğini görürler.

 

 

Gösterim: 499