29/ANKEBÛT-23

Bismillâhirrahmânirrahîm

وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِ اللَّهِ وَلِقَائِهِ أُوْلَئِكَ يَئِسُوا مِن رَّحْمَتِي وَأُوْلَئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Vellezîne keferû bi âyâtillâhi ve likâihî ulâike yeisû min rahmetî ve ulâike lehum azâbun elîm(elîmun).

Allah'ın âyetlerini ve O'na (Allah'a) mülâki olmayı (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştırmayı) inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.


1. ve ellezîne : ve onlar
2. keferû : inkâr ettiler, örttüler
3. bi âyâtillâhi (âyâti allâhi) : Allah'ın âyetlerini
4. ve likâi-hî : ve ona mülâki olmayı, ulaşmayı
5. ulâike : işte onlar
6. yeisû : ümidi kestiler
7. min rahmetî : rahmetimden
8. ve ulâike : ve işte onlar
9. lehum : onlar için vardır
10. azâbun elîmun : elîm azap

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Kim Allah'a mülâki olmayı dilemezse, onlar Allah'ın âyetlerini ve Allah'a mülâki olmayı inkâr edenlerdir. Onlar Allah'ın rahmetinden ümit kesenlerdir. Yeise düşenlerdir. Onlar için elîm bir azap var.

29/ANKEBÛT-23

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na (Allah'a) mülâki olmayı (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştırmayı) inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.

Diyanet İşleri

:

Allah’ın âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya; işte onlar benim rahmetimden ümit kesmişlerdir. İşte onlar için elem dolu bir azap vardır.

Abdulbaki Gölpınarlı

:

Allah'ın delillerine kâfir olanlar ve onunla buluşacaklarını inkâr edenlerse onlardır rahmetimden tamâmıyla ümitlerini kesenler ve onlaradır elemli bir azap.

Adem Uğur

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Bulaç

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp inkâr edenler'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Ali Fikri Yavuz

:

Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar Allah’ın rahmetinden ümidini kesmiş olanlardır. Onlar için acıklı bir azab da vardır.

Bekir Sadak

:

Allah'in ayetlerini ve O'na kavusmayi inkar edenler, iste onlar Benim rahmetimden umitlerini kesmis olanlardir. Iste can yakici azap onlar icindir.

Celal Yıldırım

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya, işte onlar rahmetimden ümit kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azâb vardır.

Diyanet İşleri (eski)

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.

Diyanet Vakfi

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Edip Yüksel

:

ALLAH'ın ayet ve mucizelerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, Rahmetimden ümit kesenlerdir. Onlar acı bir cezayı haketmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

:

Allahın âyâtına ve likasına inanmıyanlar ise hep onlar onun rahmetinden ümidi kesmiş olanlardır ve onlar için elîm bir azâb vardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

Allah'ın ayetlerine ve O'na kavuşmaya inanmayanlar ise, hep onlar Benim rahmetimden ümidini kesmiş olanlardır ve onlara acı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler var ya, işte onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir ve onlar için acıklı bir azab vardır.

Fizilal-il Kuran

:

Allah'ın ayetlerini ve O'nun karşısına çıkacaklarını yalanlayanlar var ya, onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş kimselerdir. Onları acıklı bir azap beklemektedir.

Gültekin Onan

:

Tanrı'nın ayetlerine ve O'na kavuşmaya küfredenler; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azab onlarındır.

Hasan Basri Çantay

:

Allahın âyetlerini ve Ona kavuşmayı (inkâr ile) kâfir olanlar (yok mu?) işte benim rahmetimden (ancak) onlar ümîdlerini kesdiler. İşte pek acıklı azâb da onlarındır.

İbni Kesir

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler; işte onlar, Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Ve işte elem verici azab onlaradır.

Muhammed Esed

:

Allah'ın ayetlerini ve (sonunda) O'na kavuşacaklarını inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır; ve onları (öteki dünyada) acıklı bir azap beklemektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

:

Ve o kimseler ki, Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkar ettiler, işte onlar, benim rahmetimden ümitlerini kestiler ve işte onlar için pek acıklı bir azap vardır.

Şaban Piriş

:

Allah’ın ayetlerini ve O’nunla buluşmayı inkar edenler, onlar benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. İşte bunlar için çok acı bir azap vardır.

Suat Yıldırım

:

Allah’ın âyetlerini ve âhirette O’na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar, Ben’im merhametimden ümitlerini kesenlerdir. Onlara gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

:

Allâh'ın âyetlerini ve O'nunla buluşmayı inkâr edenler, işte onlar benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için acı bir azâb vardır.

Tefhim-ul Kuran

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı 'yok sayıp küfre sapanlar'; işte onlar, benim rahmetimden umut kesmişlerdir ve işte onlar, acıklı azab da onlarındır.

Ümit Şimşek

:

Allah'ın âyetlerini ve Ona kavuşmayı inkâr edenler ise, rahmetimden ümit kesmiş olanlardır. Onlar için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

:

Allah'ın ayetlerini ve Allah'a varmayı inkâr edenler, işte onlar, rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Ve bunlar için acıklı bir azap öngörülmüştür.

Abdullah Aydın

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı (öldükten sonra dirilmeyi) inkâr edenler ise, işte onlar Allah'ın rahmetinden ümitlerini kesmiş olanlardır. Onlar için pek acıklı bir azap vardır.

Ahmet Davudoğlu

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler yok mu? İşte onlar Benim rahmetimden ümidlerini kesmiş olanlardır ve işte onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Arslan

:

Allah'ın ayetlerini ve onunla mülâki olmayı inkâr edenler, evet onlar Benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir ve onlar için elem verici bir azap yardır.

Arif Pamuk

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na karşı kavuşmayı inkar edenler, benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlardır. Onlar için can yakıcı bir azap vardır.

Ayntabî Mehmet Efendi

:

Allahû Teâlâ'nın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, Benim rahmetimden me'yûs olurlar. Onlar için elîm bir azâp vardır.

Bahaeddin Sağlam

:

Demek, Allah'ın ayetlerini ve O'nunla buluşmayı inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümid kesenlerdir. Ve işte onlara elem verici bir azap vardır.

Diyanet Vakfı (1993)

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler -işte onlar- Benim rahmetimden ümidlerini kesmişlerdir. Ve onlar için acıklı bir azap vardır.

Hasan Tahsin Feyizli

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar, benim rahmetimden ümidi kesmiş (olacak)lardır. İşte onlar için acıklı bir azap vardır.

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar Benim rahmetimden ümidlerini kesmiş olanlardır. İşte can yakıcı azap onlar içindir.

Hüseyin Kaleli

:

“Allâh’ın âyetlerini ve onunla karşılaşmayı inkâr edenler de işte bunlar, benim rahmetimden ümitlerini keserler. Yine bunlar kendileri için acıklı bir azap vardır.”

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

Allah'ın ayetlerini ve O'na kavusmayı inkar edenlere gelince, işte onlar Benim rahmetimden ümidini kesenlerdir. Onlar için pek acı bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

:

Ama Allah’ın mesajlarını ve O’na kavuşmayı inkâr edenler var ya: işte bu gibiler benim Rahmetimden ümidini kesenlerdir; ve işte onları can yakıcı bir azap beklemektedir.

Nedim Yılmaz

:

Allah’ın âyetlerini ve onunla karşılaşıp yanı??? inkâr edenler var ya, işte onlar Benim rahmetimden ümitlerini kesmişlerdir. Onlar için elem verici azap vardır.

Ömer Rıza Doğrul

:

Allah'ın âyetlerini reddederek O’na kavuşmayı inkâr edenler, Benim rahmetimden ümidi kesmişlerdir. Onlar için acıklı azap vardır.

Talat Koçyiğit

:

Allah'ın âyetlerini ve Allah'a kavuşmayı inkâr edenler, işte bunlar, Benim merhametimden ümidi kesmiş olanlardır. Bunlar için çok acı bir azâp vardır.

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkâr edenler ise, işte onlar Allah'ın rahmetinden ümidini kesmiş olanlardır. Onlara acıklı azap vardır.

Bir Heyet

:

Allah'ın ayetlerini ve O'nun karşısına çıkacaklarını yalanlayanlar var ya, onlar rahmetimden ümitlerini kesmiş kimselerdir. Onları acıklı bir azap beklemektedir.

 

 

Gösterim: 557