25/FURKÂN-57

Bismillâhirrahmânirrahîm

قُلْ مَا أَسْأَلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ إِلَّا مَن شَاء أَن يَتَّخِذَ إِلَى رَبِّهِ سَبِيلًا

Kul mâ es’elukum aleyhi min ecrin illâ men şâe en yettehıze ilâ rabbihî sebîlâ(sebîlen).

De ki: “Ben sizden onun için (tebliğ için) dileyen kimsenin, Rabbine ulaştıran bir yol edinmesinden başka bir ecir (karşılık) istemiyorum.”


1. kul : de
2. mâ es'elu-kum : sizden istemiyorum
3. aleyhi : ona
4. min ecrin : bir ecir, ücret, karşılık
5. illâ : den başka, ancak, sadece
6. men : kimse
7. şâe : diledi
8. en yettehıze : edinmek
9. ilâ rabbi-hî : Rabbine
10. sebîlen : bir yol

AÇIKLAMA 

Bismillâhirrahmânirrahîm

Allah'a ulaşmayı dilemek, Rabbine giden bir yol edinmek demektir. İnsanların müjdelenmelerinin bir tek sebebi Allah'a ulaşmayı dilemeleridir. Allah'a giden bir yol Sıratı Mustakîm'dir. Kim o yolu tutmak isterse o Allah'a ulaşmayı dileyen kişidir: 

4 / NİSÂ - 175: Fe emmâllezîne âmenû billâhi va’tesamû bihî fe se yudhıluhum fî rahmetin minhu ve fadlın ve yehdîhim ileyhi sırâtan mustekîmâ (mustekîmen).
Böylece Allah'a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenleri) ve O'na (Allah'a) sarılanları ise, (Allah) kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, kendisine ulaştıran “Sıratı Mustakîm”e hidayet edecektir (ulaştıracaktır). 

Allah'a ulaşmayı dileyen kişi, Allah'a ulaştıran Sıratı Mustakîm'i dileyen kişidir.

78 / NEBE - 39: Zâlikel yevmul hakk(hakku), femen şâettehaze ilâ rabbihî meâbâ(meâben).
İşte o gün (mürşidin eli Hakk'a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbî olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen (Allah'a ulaşmayı dileyen) kişi, kendisine Rabbine ulaştıran (yolu, Sıratı Mustakîm'i) yol ittihaz eder. (Allah'a ulaşan kişiye Allah) meab (sığınak, melce) olur. 

25/FURKÂN-57

Bismillâhirrahmânirrahîm

İmam İskender Ali Mihr

:

De ki: “Ben sizden onun için (tebliğ için) dileyen kimsenin, Rabbine ulaştıran bir yol edinmesinden başka bir ecir (karşılık) istemiyorum.”

Diyanet İşleri

:

De ki: “Ben buna karşılık sizden dileyen kimsenin, Rabbine giden yolu tutmasından başka herhangi bir ücret istemiyorum.”

Abdulbaki Gölpınarlı

:

De ki: Ben, Kur'ân'ı tebliğ ettiğimden dolayı sizden bir ücret istemiyorum, ancak yolunu Rabbine doğrultan adamlar istiyorum.

Adem Uğur

:

De ki: Buna karşılık, sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum.

Ali Bulaç

:

De ki: "Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum."

Ali Fikri Yavuz

:

(Ey Rasûlüm), de ki: “-Ben bu yaptığım tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum, ancak Rabbine bir iman ve itaat yolu tutmak isteyen kimseler istiyorum.”

Bekir Sadak

:

De ki: «Ben buna karsi sizden bir ucret degil, ancak, Rabbine dogru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanizi istiyorum.»

Celal Yıldırım

:

De ki:Ben buna (hizmete) karşı sizden bir ücret istemiyorum ; ancak Rabbime doğru bir yol tutmak isteyeni arzuluyorum.

Diyanet İşleri (eski)

:

De ki: 'Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak, Rabbine doğru bir yol tutmak dileyen kimseler olmanızı istiyorum.'

Diyanet Vakfi

:

De ki: Buna karşılık, sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum.

Edip Yüksel

:

De ki, 'Ben görevime karşılık sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Sadece, Rabbine ulaşacak yolu arayanlar olmanızı istiyorum.'

Elmalılı Hamdi Yazır

:

«Ben buna karşı sizden bir ecir değil, ancak rabbına bir yol tutmak istiyen kimseler istiyorum» de

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

:

De ki: «Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler (olmanızı) istiyorum.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

:

De ki: «Ben, buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum.»

Fizilal-il Kuran

:

Bu duyurma görevim karşılığında sizden herhangi bir ücret istemiyorum. Tek isteğim, dileyenlerinizi Rabb'lerine götüren yola girmeleridir.

Gültekin Onan

:

De ki: "Ben buna karşılık, rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden biz ücret istemiyorum."

Hasan Basri Çantay

:

De ki: «Ben bu (teblîğıma) karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine (doğru) bir yol tutmayı dileyen adamlar (istiyorum).

İbni Kesir

:

De ki: Buna karşılık ben, sizden bir ücret değil, sadece Rabbıma doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.

Muhammed Esed

:

De ki: "Bunun için sizden, dileyen kimsenin Rabbine giden yolu bulmasından başka bir karşılık istemiyorum!"

Ömer Nasuhi Bilmen

:

De ki: «Ben bunun üzerine sizden bir ücret istemiyorum, ancak Rabine doğru bir yol ittihaz etmek isteyen kimseyi istiyorum.»

Şaban Piriş

:

De ki: -Ben, bu göreve karşılık sizden bir ücret değil; ancak, Rabbine giden yolu tutan kimseler olmanızı istiyorum.

Suat Yıldırım

:

De ki: "Benim bu hizmet için sizden istediğim hiç bir ücret yoktur. Tek isteğim, dileyen kimsenin Rabbine giden yolu bulmasıdır."

Süleyman Ateş

:

"Buna karşı sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varan yola girmek isteyene yol gösteriyorum" de.

Tefhim-ul Kuran

:

De ki: «Ben buna karşılık, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen (insanlar olmanız) dışında sizden bir ücret istemiyorum.»

Ümit Şimşek

:

De ki: Hizmetim için sizden bir ücret istemem; ben ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyene yol gösteriyorum.

Yaşar Nuri Öztürk

:

De ki: "Onun karşılığında sizden bir ücret istemiyorum; ancak Rabbine varmak için bir yol tutmayı dileyenler istiyorum."

Abdullah Aydın

:

De ki: “Ben bu tebliğime karşı sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler istiyorum.”

Ahmet Davudoğlu

:

De ki: “Ben bu tebliğe karşı sizden bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine bir yol tutmak isteyen kimseler (arıyorum).”

Ali Arslan

:

De ki: “Ben buna karşılık Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler olmanızdan başka sizden bir ücret istemiyorum.”

Arif Pamuk

:

De ki: "Rabbinize doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler olmanız dışında sizden herhangi bir ücret istemiyorum."

Ayntabî Mehmet Efendi

:

De ki: “Ben sizden risâletimin teblîğine karşılık bir ücret istemiyorum. Ancak, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler istiyorum.”

Bahaeddin Sağlam

:

De ki: “Ben bu hizmetime karşı, sizden bir ücret istemiyorum. Ben ancak, dileyen kişinin Rabbine doğru bir yol tutmasını istiyorum.”

Diyanet Vakfı (1993)

:

De ki: “Buna karşılık, sizden Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istiyorum.”

Hasan Tahsin Feyizli

:

De ki: “Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabb'ine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler istiyorum.”

Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

:

De ki: “Ben buna karşı sizden bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol tutmak isteyen kimseler olmanızı istiyorum.”

Hüseyin Kaleli

:

“Sizden ona karşı –Rabbine bir yol edinmesini isteyen kimseden başka– bir ücret istemiyorum.” de.

İsmail Mutlu, Şaban Döğen

:

De ki: Tebliğime karşılık sizden hiç bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbinin yolunu tutmak isteyen kimseler olmanızı arzu ediyorum.

Mustafa İslamoğlu

:

(Ey Peygamber!) “Ben bu (davet) karşılığında, dileyen kimsenin Rabbine doğru bir yol tutması dışında sizden herhangi bir ücret talep etmiyorum” de!

Nedim Yılmaz

:

De ki: “Ben buna karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine bir yol edinmek isteyen kimseler (olmanızı istiyorum).

Ömer Rıza Doğrul

:

De ki: “Ben size (bu dîni tebliğ etmenin) karşılığı olarak bir ücret istemiyorum. Bir menfaat beklemiyorum. Ancak isteyenin Allah yolunu tutmasını diliyorum.”

Talat Koçyiğit

:

De ki: “Ben, bu göreve karşılık, sizden, herhangi bir ücret değil, ancak Rabbine doğru bir yol edinmeyi dileyen kimseler (olmanızı) istiyorum.”

Ziya Kazıcı, Necip Taylan

:

De ki: “Ben sizden tebliğime karşı bir ücret istemiyorum. Ancak Rabbine doğru yol tutmak isteyen kimseyi istiyorum.”

Bir Heyet

:

De ki: “Buna karşı sizden, Rabbine doğru bir yol tutmayı dileyen kimseler (olmanız) dışında herhangi bir ücret istemiyorum.”

 

 

Gösterim: 411