Her Konuda Özgün Türkiye’nin Doğuşu

Prangaların Koparılması

Büyüksün Türk Milleti

Şimdiye kadar yapılan en anlamlı Anayasa değişikliği, büyük bir olgunluk içinde kabul edildi.  16 Nisan 2017 tarihinde yapılan Anayasa referandumu büyük bir huzur ve güven içinde yapıldı. Çokbilmiş ukala Avrupa’ya demokrasi dersi verildi. Demokrasinin ülkemizde, bütün kuralları ile özümsendiği dünyaya ispat edildi.  Anayasa değişikliğinde EVET veya HAYIR oyu kullanan tüm vatandaşlarımızı kutluyorum. Bu demokratik başarı ile ülkemiz kazandı. Demokrasimiz güçlendi. Bu milletin mensubu olmaktan büyük gurur duyuyorum. Birçok olumsuz tertip ve kışkırtmalara rağmen, birlik ve beraberlik içinde, bir demokrasi sınavı başarı ile tamamlandı.  Ülkemiz ve yurt dışına yaşayan vatandaşlarımız, Orta doğu ve balkanlarda ezilen halklar sevindirildi.

 

Demokrasi Dersi

İslam ülkelerini karıştırmak isteyen sömürgeci batının vesayet zincirleri kırıldı. Türkiye artık, şımarık batının yönlendirmeleri ile değil, çağdaş demokrasi içinde, Türk geleneklerine uygun olarak, özgün bir yönetim ile yoluna devam edileceği, ikiyüzlü batıya en uygun şekilde gösterildi. Demokrasiye saygısı olan herkes, bu neticeyi kabul etmek zorundadır. Demokratik terbiye bunu gerektirir. Bu referandum bağımsız yargı ve grubu bulunan siyasi parti temsilcilerinin denetiminde, huzur içinde yapılmıştır. Çoğunluğun tercihi açıkça ortaya çıkmıştır.

Anadolu İhtilali

Büyük fedakârlık ile yapılan bu referanduma itiraz edip şaibe karıştırmaya çalışanları kınıyorum. Türk ve İslam düşmanlarının hazımsızlıklarını anlıyorum. Onlar devletimizi aşağılamak için her fırsatı kullanır. Ülkemizi karıştırmak isteyen iç ve dış mihrakların düzenledikleri olumsuz propagandalar, halkımızın tepkisine, %85 gibi yüksek bir katılım sağlanmasına sebep olmuştur. Milletimizin, zor zamanlarda kenetlenmek gibi hasletine hayranım. Bu güzelliği, pragmatik düşüncenin hakim olduğu batının entelleri anlayamaz.

Bu başarıya gölge düşürmek için, Sayın Erdoğan düşmanı Avrupalıların olumsuz çıkışlarına, muhalif siyasilerin karşı çıkmaları beklenirdi. O zaman halkımızın takdirini kazanıp, olumlu puanları artacaktı. Bu yapılmadığı gibi, referandumun iptal edilmesi, yeniden yapılması gibi talepleri anlamak mümkün değil. Bunların Türk düşmanları ile aynı çizgide olmaları kabul edilemez. Halkımız bu yanlış davranışı değerlendirecektir. Bu görüşlerimi ifade ettikten sonra, referandum sonuçlarını değerlendirmek istiyorum.

Önceki seçimlerde olduğu gibi, Karadeniz ve iç Anadolu bölgesinde halkımızın siyasi kanaatlerini muhafaza ettikleri görülüyor. Marmara, Ege ve Akdeniz sahil şehirlerinin Anayasa değişikliklerini tasvip etmedikleri anlaşılıyor. Doğu ve Güney doğu Anadolu şehirleri ile Tunceli’nin içinde bulunduğu on şehrimizde HDP’nin oyları duruyor. Ancak, örgüt baskısının azalması sonucu bu şehirlerimizde, iktidar partisi oylarının önemli ölçüde arttığı anlaşılıyor. Sahil şehirlerinde, bazılarına göre okumuş, tahsilli insanlar deniliyor ama bize göre bu bölgelerde yaşanan turizm ve entel kültürün, insanlarımızın geleneksel değerlerinin yıpranmasına sebep olduğu söylenebilir.

MHP’de yaşanan yönetim karmaşası seçmenlerin bölünmesine sebep oldu çok açık. Milliyetçi geçinen MHP muhaliflerinin bölücüler ile aynı tercihte bulunmaları, iyi analiz edilmelidir. Terör ile mücadelede başarının, İktidar partisinin doğuda oylarının artmasına sebep olduğu belli oluyor. Buna karşılık batıda yıpranma ile oyların düştüğü anlaşılıyor. Bunun, FETÖ ile kararlı mücadele sonucu, kırgın vatandaşlarımızdan kaynaklığı tahmini yapılıyor. Başbakan sonuçtan dersler çıkardıklarını açıkladı. Umarım, iki sene içinde kırgınlıklar ikna edilir.

Referandumun getirdiği güzellikler.

Her şeye rağmen Anayasa değişikliği, 25 Milyon Vatandaşımızın onaylaması sonucu kabul edildi. Kabul oylarının, muhaliflere 1.380.000 fark attığı anlaşılıyor. %85 Üzerinde bir katılım ile alınan bu netice çok önemlidir. Bundan sonra iktidarlar, halkımızdan güvenoyu isteyecek. Otel lobilerinde yapılan pazarlıklar sonucu, azınlık iktidarları artık mümkün olmayacak. Milletvekillerinin Bakan olmak için yapılan riyakârlıklar son bulacak. Seçilen Başkanın partisi TBMM azınlık bile olsa, ilk seçime kadar iktidarı devam edecek. Böylece yönetimde istikrar yaşanacak. TBMM çıkardığı yasalar ile Cumhurbaşkanını denetim altında tutacak. Siyasi rekabet yüzünden halkımız arasında yaşanan ayrışma son bulacak. Böylece birlik ve beraberliğimizin pekişeceğini tahmin ediyorum. Parlamenter sistemdeki siyasi rekabet yüzünden, sık sık yapılan seçimler ile halkımızın politize olması son bulacak. Bu referandumun ülkemizin gelişmesinde önemli katkısı olacağı anlaşılıyor. Devletimize ve Milletimize Hayırlı olsun.

Yüksek Seçim Kurulu, ana ve yavru muhalefet partilerinin itirazlarını ret etti. Şimdi de Danıştay’a itiraz başvurusu yapıldığı söyleniyor. Hukukçu değilim ama bildiğim kadarı ile yönetimin tasarrufları hakkında böyle bir başvuru yapılabilir. Yüksek Seçim Kurulu, siyasi yönetim değil, bir yargı makamıdır. Üstelik konusunun son itiraz makamıdır. Onun kararlarını kimse bozamaz. Referandum sonucunun itiraz yeri halktır. Halkımıza hitaben, “Ey Milletim Anayasa değişikliğinin yanlışlığını size iyi anlatamadığımız anlaşılıyor. Şimdi neticeye katlanacağız. Ancak, 2019 Seçimlerinde bu sistemin sakıncalarını daha iyi anlatmaya çalışacağız. O zaman bize, Anayasa’yı değiştirmek için yeterli vekil sayısı ile yetki verirseniz, tekrar Parlamenter sisteme geçiş için gerekenin yapılacağını şimdiden duyurmak isteriz.” Şeklinde başvurulabilir.

Ancak şahsen âcizane bir öneride bulunmak istiyorum. Ülkemizde sol oyların maksimim miktarı % 25-30’u geçmez. Bu sebeple sol siyasi düşüncenin, darbe veya otel lobilerinde yapılan pazarlıklar olmadan, parlamenter sistemde iktidar olması mümkün değildir. İlk defa kırgın sağ oyların katılımı ile % 48‘e ulaşıldı. 2019 veya diğer seçimlerde tüm toplumun kabul edebileceği bir Cumhurbaşkanı adayının bulunması halinde, iktidar olabilecekleri anlaşılıyor. Geleceğe yönelik politikalarını ve enerjilerini bu yönde kullanmalarını tavsiye ederim.

Türk İslam Birliğinin Ayak sesleri duyuluyor.

İran, Irak, Suriye ve Mısır yönetimleri haricinde, tüm İslam toplumları, ülkemizde yapılan bu referandumun olumlu sonuçlanmasını istiyordu. Özellikle ezilen Balkan ve Afrika toplumları, alınan neticeden çok memnun oldukları ve yüzlerinin güldüğü anlaşılıyor. Türk ve İslam birliğinin bu şekilde sağlanacağına inanılıyor. Sömürgeci batı ülkelerinin, Sayın Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığının altına yatan sebep de budur. Türk ve İslam ülkeleri birliğinin kurulması, ekonomik ve siyasi sömürüyü önleyecektir. İnşaallah.

Allah Müminlere yardım eder.

Referandumda olumlu neticenin alınması Allah’ın yardımı ile gerçekleşmiştir. Ezilen mazlumların feryadı ayyuka çıkmış. Allah’ın yardımı gelmiştir. İslam ülkeleri, devletleri, hiçbir toplumu dışlamadan, Allah’ın yolunda ve onun öğretisinde oldukları müddetçe, bu yardımın artarak devam edeceğine inanıyorum. Kim ne yaparsa yapsın, Türk İslam Birliğini kurulmasını kimse engelleyemez. Çünkü Allah’ın vadi var. Allah, Nuru tamamlayacak. Müslümanların ezilmesi, horlanması, dışlanması, zenginliklerinin çalınması artık son bulacaktır.

 

3/ÂLİ İMRÂN-139: Ve lâ tehinû ve lâ tahzenû ve entumul a’levne in kuntum mu’minîn (mu’minîne).

“Ve gevşemeyin ve mahzun olmayın! Eğer mü'min iseniz, üstün olan sizsiniz.”

3/ÂLİ İMRÂN-160: İn yansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, ve in yahzulkum fe menzellezî yansurukum min ba’dih(ba’dihi), ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn (mu’minûne).

“Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur. Ve eğer sizi yardımsız (yüz üstü) bırakırsa, ondan sonra size kim yardım eder. Öyleyse mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler (Allah'a güvensinler).”

61/SAFF-8: Yurîdûne li utfiû nûrallâhi bi efvâhihim vallâhu mutimmu nûrihî ve lev kerihel kâfirûn (kâfirûne).

“Onlar, ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.”

9/TEVBE-32: Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi bi efvâhihim ve ye'ballâhu illâ en yutimme nûrehu ve lev kerihel kâfirûn (kâfirûne).

“(Onlar) ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.”

Ayetlerde geçen “Ağızları ile” ifadesinden, siyaset ve politik manevralar ile kavramı anlatılmak isteniyor. “Kerih görseler bile” ifadesinden Müslümanları istemedikleri anlatılmak isteniyor. “İslamo Fobi” denilen husus budur. Görüldüğü gibi Allah, 1600 sene evvel bu olacakları bildirmiş. Allah’a yönelip, onun kitabını rehber edinen kimseler bu durumu görüyor. Ancak ne yapılırsa yapılsın. Allah’ın yardımı geldiğinde tüm sorunlar çözülür. Türk İslam birliği kurulur. Sömürüler biter. Müminler galip olur. Yüce Rabbimizin o güzel günleri bizlere de göstermesini dilerim. Bu vesiyle ile Ülkemizin, insanlarımızın, kardeşlerimin ve tüm İslam âleminin Miraç kandillerini kutlar. Yüce rabbimizin, nice kandillere birlik beraberlik ve huzur içinde ulaştırmasını dilerim.

 

22-Nisan 2017

 

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.                                                                                                     Lütfi TÜMTÜRK

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile