11.18. RIZAYA ULAŞMAK

Allah’a ulaşmayı dileyen kişi Allah’ın ilk rızasına ulaşan kişidir. Allahû Tealâ, en çok sevdiği mahlûk olan insanın dünya ve âhiret saadetine ulaşmasını dilemektedir. Bunun için de Allah’ın rızasını kazanmak asıldır.

101/KÂRİA-6: Fe emmâ men sekulet mevâzînuh(mevâzînuhu).
Fakat, artık kimin tartıları ağır gelirse(pozitif dereceleri negatif derecelerinden daha çok olursa). 

101/KÂRİA-7: Fe huve fî îşetin râdiyeh(râdiyetin).
İşte o, razı olduğu bir yaşayış içindedir. 

101/KÂRİA-8: Ve emmâ men haffet mevâzînuh(mevâzînuhu).
Ve amma, kimin tartıları hafif gelirse (pozitif dereceleri negatif derecelerinden daha az olursa). 

101/KÂRİA-9: Fe ummuhu hâviyeh(hâviyetun).
Artık onun anası (onu saracak olan), haviyedir (cehennem ateşidir). 

21/ENBİYÂ-28: Ya’lemu mâ beyne eydîhim ve mâ halfehum ve lâ yeşfeûne illâ li menirtedâ ve hum min haşyetihî muşfikûn(muşfikûne). 
Onların önünde ve arkasında olan şeyleri (muhafız melekleri) bilir. Ve onlar, (Allah'ın) rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat etmezler. Ve onlar, O'nun (Allah'ın) haşyetinden korkanlardır. 

Rızaya erenden başkasına şefaat edilmediğine göre rızaya ulaşmadıkça tartıların ağır gelmesi de mümkün değildir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki;

- "Hiç kimse kendi kazandığıyla cennete giremez", sahâbe soruyor;

- Siz de mi?

- Evet, diyor, ben de.

Allah’ın rızasına kavuşmak, İslâm’ı 7 safhada yaşamakla mümkündür

1. Âmenûler rızası (Allah’a ulaşmayı dilemek)

2. Mü’minler rızası (mürşide ulaşmak)

3. Evvab rıza (ruhun Allah’a teslimi)

4. Muhsinler rızası (fizik vücudun Allah’a teslimi)

5. Ulûl’elbab rızası (nefsin Allah’a teslimi)

6. İrşad rızası (azîm rıza) (irşada ulaşma)

7. Bihakkın rıza (iradenin Allah’a teslimi)

24/NÛR-21: Yâ eyyuhâllezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş şeytân(şeytâni), ve men yettebi’ hutuvâtiş şeytâni fe innehu ye’muru bil fahşâi vel munker(munkeri) ve lev lâ fadlullâhi aleykum ve rahmetuhu mâ zekâ minkum min ehadin ebeden ve lâkinnallâhe yuzekkî men yeşâu, vallâhu semî’un alîm(alîmun).
Ey âmenû olanlar, şeytanın adımlarına tâbî olmayın! Ve kim şeytanın adımlarına tâbî olursa o taktirde (şeytanın adımlarına uyduğu taktirde) muhakkak ki o (şeytan), fuhşu (her çeşit kötülüğü) ve münkeri (inkârı ve Allah'ın yasak ettiklerini) emreder. Ve eğer Allah'ın rahmeti ve fazlı sizin üzerinize olmasaydı (nefsinizin kalbine yerleşmeseydi), içinizden hiçbiri ebediyyen nefsini tezkiye edemezdi. Lâkin Allah, dilediğinin nefsini tezkiye eder. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir) Alîm'dir (en iyi bilendir). 

5/MÂİDE-16: Yehdî bihillâhu menittebea rıdvânehu subules selâmi ve yuhricuhum minez zulumâti ilân nûri bi iznihî ve yehdîhim ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).
Allah (c.c.), rızasına tâbî olan kişiyi onunla (Resûlü ile) teslim yollarına hidayet eder. Kendi izniyle onları karanlıktan aydınlığa (zulmetten nura) çıkarıp Sırât-ı Mustakîm'e hidayet eder (ulaştırır). 

91/ŞEMS-9: Kad efleha men zekkâhâ.
Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir. 

92/LEYL-20: İllebtigâe vechi rabbihil a’lâ.
O sadece, Yüce Rabbinin Vechi'ni (Zat'ını) ibtiga etti (diledi). 

92/LEYL-21: Ve le sevfe yerdâ.
Ve o, yakında mutlaka razı olacak. 

Rızaya ulaşanlar, felâha ulaşarak, dünya ve âhiret saadetine kavuşanlardır. 

Gösterim: 446