11.11. ALLAH’A EZELDE VERDİĞİMİZ 3 YEMİN

Kıyâmet günü insanlar üç grupta haşrolunacaktır:

1. Ashab-ı Meymene

2. Ashab-ı Meş'eme

3. Sabikûn

56/VÂKIA-7: Ve kuntum ezvâcen selâseh(selâseten).
Ve (o zaman) siz üç sınıfa ayrılmış olursunuz. 

56/VÂKIA-8: Fe ashâbul meymeneti mâ ashâbul meymeneti.
İşte ashabı meymene [meymene sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) sağından verilen cennetlikler], (ama) ne ashabı meymene! 

56/VÂKIA-9: Ve ashâbul meş'emeti mâ ashâbul meş’emeti.
Ve ashabı meşeme [meşeme sahipleri, amel defteri (hayat filmleri) solundan verilen cehennemlikler], (ama) ne ashabı meşeme! 

56/VÂKIA-10: Ves sâbikûnes sâbikûn(sâbikûne).
Ve sabikunlar (hayırlarda yarışıp ileri geçenler), sabikunlar. 

56/VÂKIA-11: Ulâikel mukarrebûn(mukarrebûne).
İşte onlar (sabikunlar). Mukarrip (Allah'a yaklaştırılmış) olanlardır. 

Asgâri seviyede kurtuluş 3. basamakta Allah’a ulaşmayı dilemekle mümkündür. Allah’a ulaşmayı dileyen kişiyi Allah, 12 ihsan verecek, yeminlerini yerine getirip 4 teslimini de yapabilmesi için mürşidine ulaştıracaktır. (Ashab-ı Meymene) Allah’ın ahdine, yeminlerin yerine getirileceği yönünde cevap verilmiştir

7/A'RÂF-172: Ve iz ehaze rabbuke min benî âdeme min zuhûrihim zurriyyetehum ve eşhedehum alâ enfusihim, e lestu birabbikum, kâlû belâ, şehidnâ, en tekûlû yevmel kıyâmeti innâ kunnâ an hâzâ gâfilîn(gâfilîne).
Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki: “Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk.” 

Allahû Tealâ’nın Rabliği kabul edilip O’na “ABD” kul olmaya, ulaşmak için verilen bu yeminler şöyle hatırlatılmaktadır.

Allah’a fizik vücudumuzun verdiği yemin, Kur’ân-ı Kerimimizde “ahd” adıyla anılmaktadır. 

36/YÂSÎN-60: E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun). 
Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. 

36/YÂSÎN-61: Ve eni’budûnî, hâzâ sırâtun mustekîm(mustekîmun). 
Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır. 

Fizik vücudun Allah’a kul olabilmesi 12 ihsanla mürşide ulaşmaya ve nefsin tezkiye olmasına ve ruhun Allah’a ulaşmasına bağlıdır. 

89/FECR-27: Yâ eyyetuhân nefsul mutmainnetu.
Ey mutmain olan nefs! 

89/FECR-28: İrciî ilâ rabbiki râdıyeten mardıyyeten.
Rabbine dön (Allah'tan) razı olarak ve Allah'ın rızasını kazanmış olarak! 

89/FECR-29: Fedhulî fî ibâdî.
(Ey fizik vücut!) O zaman, (nefsini tezkiye ettiğin ve ruhunu Allah'a ulaştırdığın zaman Bana kul olursun) kullarımın arasına gir. 

Nefsin 7 kademede tezkiye olacağına dair Allah’a verdiği yemin, Kur’ân-ı Kerimimiz’de “yemin” adıyla geçmektedir. Allahû Tealâ yeminlerini yerine getirmeyen nefslerin cehennemde rehine olduklarını buyurmaktadır.

74/MUDDESSİR-38: Kullu nefsin bimâ kesebet rehîneh(rehînetun).
Bütün nefsler, iktisap ettikleri (kazandıkları) dereceler sebebiyle (karşılığı olarak) rehinedirler (bağlıdırlar). 

74/MUDDESSİR-39: İllâ ashâbel yemîn(yemîni).
Yemin sahipleri (yeminlerini yerine getiren nefsler) hariç. 

74/MUDDESSİR-40: Fî cennât(cennâtin), yetesâelûn(yetesâelûne).
Onlar cennetlerdedir. (Diğerlerine) sorarlar. 

Meryem Suresinin 71. âyet-i kerimesinde Rabbimiz herkesin cehennem'e gideceğini cehennem ehli olanların orada (rehin olarak) kalacaklarını Cennet ehlinin ise Cennet'e gideceğini buyuruyor.

19/MERYEM-71: Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdıyyâ(makdıyyen).
Ve sizden biriniz (bile hariç olmamak üzere hepiniz), illâ (muhakkak) ona (cehenneme) varacaksınız. (Bu), senin Rabbinin üzerine (aldığı) kesinleşmiş bir hükümdür. 

19/MERYEM-72: Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen). 
Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş olarak bırakacağız. 

Ruhun Allah’a verdiği yemin ise Kur’ân-ı Kerim’de misak adıyla geçmektedir. Ruh, Allah’a dünya hayatını yaşarken ulaşacağına dair misak vermiştir.

13/RA'D-20: Ellezîne yûfûne bi ahdillâhi ve lâ yenkudûnel misâk(misâka).
Onlar, Allah'ın ahdini ifa ederler (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah'a teslim ederler). Ve misaklerini (diğer teslimlerle birlikte iradelerini de Allah'a teslim edeceklerine dair misaklerini) bozmazlar. 

13/RA'D-21: Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).
Ve onlar Allah'ın (ölümden evvel), Allah'a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O'na (Allah'a) ulaştırırlar. Ve Rab'lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar. 

Yeminlerin yerine getirilebilmesi için Allah’a ulaşmayı dilemek ve 12 ihsanla mürşide ulaşmak gerektir. Bu üç yemin Allah’a verilen yeminlerdir ki, ancak onların yerine getirilmesiyle kişi VAKIA Sûresinde cennetlik olarak nitelenen Ashab-ı Yemin sınıfına girebilir.

İradenin teslimi Allah’ın ahdidir, vasiyetidir.

3/ÂLİ İMRÂN-76: Belâ men evfâ bi ahdihî vettekâ fe innallâhe yuhibbul muttekîn(muttekîne). 
Hayır, (öyle değil)! Kim (Allah ile olan) ahdini yerine getirir ve takva sahibi olursa, o taktirde muhakkak ki Allah, takva sahiplerini sever. 

İrade teslimi yapan kişi Allah’ın ahdini yerine getirmiş Bihakkın takvanın sahibi olmuştur.

3/ÂLİ İMRÂN-102: Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe hakka tukâtihî ve lâ temûtunne illâ ve entum muslimûn(muslimûne). 
Ey âmenû olanlar, Allah'a karşı “O'nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah'a) teslim olmadan ölmeyin! 

Gösterim: 519