1. KÂİNATIN YARATILMASI

1.1. ADEM (MEKÂNSIZLIK, YOKLUK)

Gerçeklerin neler olduğunu görmek için önce yaratılışa göz atmamız lâzımdır. Olayın başından başlarsak önce yalnız ALLAH vardı. Allah’tan başka hiçbir şey yoktu. Zamanımız ilminin “Uzay Zamanı” dediği Kur’ân-ı Kerim’de de ADEM diye geçen yokluk vardı. “Sadece Allah vardı. Allah’tan başka hiçbir şey yoktu.” şeklinde ifade edilebilir. Allahû Tealâ yaratmayı diledi. Adına zamanımız fiziğinin “nötrino” dediği enerjiyi yarattı. Herşeyin aslını bu enerji oluşturur. Allah’ın yarattığı herşey bir gün aslına rücû edecektir. Yani enerjiye dönüşecektir. Sonra da yok olacaktır.

55/RAHMÂN-26: Kullu men aleyhâ fân(fânin).
Bütün kişiler (insanlar ve cinler) fanidir (yok olucudur). 

55/RAHMÂN-27: Ve yebkâ vechu rabbike zûl celâli vel ikrâm(ikrâmi).
Ve celâl ve ikram sahibi Rabbinin Vechi (Zatı) bâki kalacaktır. 

Yeryüzünde herşey fanidir, yok olacaktır. Fakat Rabbimizin varlığı bâkidir. Yani ADEM’dedir, yokluktadır, diyoruz. O, hiçbir şey yaratmadan evvel de yokluktaydı. Herşeyi yarattı ve gene yokluktadır.

28/KASAS-88: Ve lâ ted’u meallâhi ilâhen âhar(âhara), lâ ilâhe illâ hû(hûve), kullu şey’in hâlikun illâ vecheh(vechehu), lehul hukmu ve ileyhi turceûn(turceûne).
Ve Allah ile beraber başka bir İlâh'a dua etme (ibadet etme). O'ndan başka İlâh yoktur. O'nun Zat'ı hariç herşey helâk olucudur. Hüküm O'nundur. Ve O'na döndürüleceksiniz. 

1.2. ENERJİNİN YARATILMASI

Enerji dediğimiz nötrino, 4 ayrı âleme ait 4 ayrı enerji küresi taşır. 

Zâhiri âlem birinci âlemdir. Berzah âlemi onun karşıtını oluşturur. 

Gayb âlemi ikinci âlemdir. Gaybın, Berzâh âlemi bunun karşıtını oluşturur. 

Böylece insanların yaşamakta olduğu bu zâhirî âlemin ötesinde başka boyutta, cinlerin yaşamakta olduğu farklı bir âlem var ve ona da “Gayb Âlemi” diyoruz. Bizlerin nasıl nefsleri varsa, öldüğümüz zaman nefsler Berzâh âlemine gidiyorsa, cinler için de aynı şey söz konusudur. Onların da nefsleri öldükleri zaman kendi berzah âlemlerine gitmektedirler. Allahû Tealâ bu 4 âlemi, 4 enerji küresinden oluşan ve adına nötrino dediğimiz enerji ile yaratmıştır. Olay sadece enerjinin maddeye dönüşmesidir. Bu enerji kâinattaki bütün zerrelere her an ulaşmaktadır ve tekrar kaynağına geri dönmektedir.

34/SEBE-2: Ya’lemu mâ yelicu fîl ardı ve mâ yahrucu minhâ ve mâ yenzilu mines semâi ve mâ yarucu fîhâ, ve huver rahîmul gafûr(gafûru).
(O, Allah) yere gireni ve ondan çıkanı, semadan ineni ve oraya yükseleni bilir. Ve O; Rahîm'dir (rahmet nuru gönderendir), Gafûr'dur (mağfiret eden, günahları sevaba çeviren). 

Bu enerjinin kâinattaki bütün zerrelere her an ulaştığını ve tekrar kaynağına geri döndüğünü Hadid Suresinin 4. âyet-i kerimesinde bir kere daha açıklamaktadır.

57/HADÎD-4: Huvellezî halakas semâvâti vel ardafisitteti eyyâmin summestevâ alel arş(arşi), a’lemu mâ yelicu fîl ardı ve mâ yahrucu minhâ ve mâ yenzilu mines semâi ve mâ ya’rucu fîhâ, ve huve meakum eyne mâ kuntum, vallâhu bi mâ ta’melûne basîr(basîrun).
Gökleri ve yeri 6 günde yaratan O'dur. Sonra arşın üzerine istiva etti. Arza gireni ve ondan çıkanı ve semadan ineni ve orada uruç edeni (yükseleni) bilir. Ve siz nerede iseniz O, sizinle beraberdir. Ve Allah, sizin yaptıklarınızı en iyi görendir. 

1.3. HERŞEYİN ÇİFT YARATILMASI

Rabbimiz herşeyi çift çift yaratmıştır. Bu çift çift yaratılmanın, nötrino dediğimiz enerjinin aslında mevcut olduğu gibi, cennet ve cehennemler için de geçerli olduğunu görüyoruz. Bizim cennetimiz var. Bizim cehennemimiz var. Cinlerin de cenneti ve cehennemi vardır. Onun için Allahû Tealâ çift cennetlerden çift cehennemlerden bahsetmektedir.

55/RAHMÂN-54: Muttekiîne alâ furuşin betâinuhâ min istebrak(istebrakin), ve cenel cenneteyni dân(dânin).
Astarları kalın ipek atlas olan döşekler üzerine yaslanmışlardır. Ve iki cennetin de devşirilen meyveleri (cennet ehline) yakındır. 

Cinler için ve insanlar için ayrı ayrı cehennemler ve cennetler yaratmıştır. O zaman nasıl oluyor da 7 tane âlem oluyor? Hem herşey çift yaratıldı diyoruz, hem de âlemlerin sayısı yedidir. Acaba nasıl oluyor da Allah herşeyi çift yarattığı halde 7 tane âlemden söz ediyoruz. Allahû Tealâ ;

  1. Zahiri Âlem
  2. Onun Karşıtı (Berzah Âlemi)
  3. Gayb Âlemi
  4. Onun Karşıtı (Cinlerin Berzah Âlemi)
  5. Emr Âlemi
  6. Onun karşıtı, zulmâni âlem olmak üzere, 6 ayrı âlem yaratmıştır.
  7. Bir de yaratılmayan ADEM dediğimiz, YOKLUK dediğimiz,
  8. MEKÂNSIZLIK dediğimiz âlem var.

Hepsi beraber 7 âlem oluyor.

51/ZÂRİYÂT-49: Ve min kulli şey’in halaknâ zevceynî leallekum tezekkerûn(tezekkerûne).
Ve Biz, herşeyden (zıttıyla kaim kılarak) çift yarattık. Umulur ki böylece siz tezekkür edersiniz. 

36/YÂSÎN-36: Subhânellezî halakal ezvâce kullehâ mimmâ tunbitulardu ve min enfusihim ve mimmâ lâ ya’lemûn(ya’lemûne). 
Arzın yetiştirdiği herşeyden, onların nefslerinden ve bilmedikleri şeylerden çiftler (eşler) yaratan, O (Allah), Sübhan'dır (herşeyden münezzeh). 

Allahû Tealâ Yâsin Suresinin 36. âyeti kerimesinde "ezvace" (çift çift veya çiftler) kullanmıştır. "Ezvace" zevç ve zevce kelimelerinin ikisini birden ihtiva etmektedir. Karı-koca bir çift teşkil ederler. Yani bir karı, bir kocadan oluşan bir çift. Fakat Zariyat 49'da Yüce Rabbimizin kullandığı kelime “zevceyni” dir. Yani hem zevç, hem zevce, hem de zevç’in de zevce’nin de eşitleri. Bunlardan zevç ve zevce zahiri âleme ait olduğu için onları görebiliriz. Ama bunların eşitleri olan, (zevcin ve zevcenin fizik vücutlarının içinde bulunan) nefslerini göremeyiz. Çünkü bu âleme ait değildirler. Böylece 2 zahiri âleme ait 2 de karşıt âleme ait 4 varlıktan bahsedilmiş oluyor. Yani 2 çift.

İşte bir sağ spinli elektron ve bir sol spinli elektron zevç ve zevceyi, bir sağ spinli karşıt elektron ile bir sol spinli karşıt elektron da 2 elektronunun bu âleme ait olmayan karşıtlarını ifade etmektedir.

Biliyorsunuz ki eski kitaplarda oluşumun 4 faktörü şöyle sıralanmaktadır. Su, hava, toprak, ateş. Zamanımızda bunlara verilen isimler tabiatıyla, zamanımız fiziğinin inceliklerini gösteriyor. Toprak deyince katı cisimleri anlıyoruz. Su deyince sıvıları anlıyoruz. Hava deyince gazları anlıyoruz. Ateş deyince de enerjiyi anlıyoruz. Böylece 4 tane temel faktör zamanımızın gerçek ifadeleriyle yerli yerine oturuyor. O zaman da söylenenler doğruydu, şimdi de söylenenler doğrudur. Tabii bu 4 faktörü yaratan Allahû Tealâ’dır. Bütün bunları aslında enerjiden oluşturuyor. İşte zamanımız fiziğinin bu enerjiye verdiği isim "nötrino"dur. Yaratılan zıt spinli iki nötrino ve iki karşıt nötrino zâhiri âlemin en küçük maddi birimleri olan 2 elektron ve 2 karşıt elektronu vücuda getirir. Yüce Rabbimiz zıt spinli 2 anti-nötrino ve 2 karşıt anti-nötrino'dan 2 çift, gayb âleminin en küçük maddi birimleri olan pozitron ve karşıt pozitronları oluşturur. Buradan anlaşıldığı gibi zıt spinli nötrino, karşıt nötrino ve anti-nötrino, karşıt anti-nötrinolar daima çift çift yaratıldığı için hep çift halde bulunurlar. Tek bir nötrinodan söz etmek mümkün değildir. Sol spinli bir nötrino ile sağ spinli nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt nötrino ile sol spinli bir karşıt nötrino da aynı zamanda başka bir çift oluştururlar. Diğer taraftan sağ spinli bir anti-nötrino ile sol spinli bir anti-nötrino bir çift oluştururlarken sağ spinli bir karşıt anti-nötrino ile sol spinli bir karşıt anti-nötrino başka bir çift oluştururlar.

Böylece EMR âleminde oluşan zıt spinli nötrino çifleri, çift çift olarak gelir ve giderler. Herşeyin çift yaratılması ve her âlemin kendi içinde zıddı ile kaim kılınması yani dengede olması sebebiyle nötrinoların teşekkül etmesi için mutlaka dört âleme ait enerji kürelerinin bir araya gelmesi gerekir. Bu çift yaratılma ve zıtların birlikte bulunması gibi iki özellik, aynı zamanda her âleme sağ ve sol spinli olmak üzere, iki çift nötrino ve karşıt nötrino ile anti-nötrino ve karşıt anti-nötrino'nun gelme sebebini de teşkil eder. Çünkü daha evvelde işaret ettiğimiz gibi nötrino ancak karşıt nötrino ile anti-nötrino da ancak karşıt anti-nötrino ile çiftleşerek beraberce bir aksiyonda bulunabilirler.

1.4. ATOM VE ELEMENTLERİN OLUŞMASI

Biz, bizim âlemimizde, yani zâhiri âlemde yaşıyoruz, bu âlemde Allahû Teâlâ, önce elektronları ve karşıt elektronları; gayb âleminde ise, pozitron ve karşıt pozitronları yarattı. Sonra bu elektron ve karşıt elektronlardan nötronlar ve protonları yarattı. Pozitron ve karşıt pozitronlardan anti-nötron ve anti-protonları vücuda getirdi. Bunlardan da Hünnes ve Künnes Kanunları gereğince elektron, proton ve nötronlardan zâhiri âlemin atom yapısını, pozitron, anti-proton ve anti-nötronlardan gayb âleminin atom yapısını oluşturdu. Atomlar birleştirilerek gaz moleküllerini ve daha sonra çeşitli sayıda atomların bir araya gelmesiyle zâhiri ve gayb âlemlerinde çeşitli elementler vücuda getirdi. Kâinatta mevcut her madde atomlardan meydana gelir.

81/TEKVÎR-15: Fe lâ uksimu bil hunnes(hunnesi).
Bundan sonra hayır, hünnese (merkezî çekim kuvvetine) yemin ederim. 

81/TEKVÎR-16: El cevâril kunnes(kunnesi).
Cevalan edene (merkezî çekim kuvvetinin etrafında, yörüngede dönene). 

Merkezde 1 proton ve 1 çevre elektronundan oluşan atom bir hidrojen atomudur. Hidrojen atomu zâhiri âlemin başlangıç elementini oluşturur. Daha sonra Hidrojenin izotopları olarak tanımlanan iki atomdan müteşekkil deoteryum, 3 atomdan oluşan tirilyum ondan sonra daha çok atomdan müteşekkil helyum ve sırasıyla diğer başka elementler birer birer oluşturuldu. Allahû Tealâ. bu atomlardan gazları, sıvıları ve katıları oluşturmaktadır.

Rabbimizce Kur’ân-ı Kerim’de, Allahû Tealâ’nın arşının evvelce su üzerinde olduğuna işaret buyrulmaktadır.

11/HÛD-7: Ve huvellezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin ve kâne arşuhu alâl mâi li yebluvekum eyyukum ahsenu amelâ(amelen), ve le in kulte innekum meb’ûsûne min ba’dil mevti le yekûlennellezîne keferû in hâzâ illâ sihrun mubîn(mubînun).
“Hanginiz en güzel ameli yapacak?” diye sizi imtihan etmek için 6 günde (6 yevmde) semaları ve yeryüzünü yaratan O'dur. Ve O'nun arşı su üzerinde idi. Eğer sen: “Muhakkak ki siz, ölümden sonra beas edileceksiniz (diriltileceksiniz).” dersen, kâfir olan(inkâr eden, örten) kimseler mutlaka (şöyle) derler: “Bu ancak apaçık bir sihirdir.” 

Gerçekten görüyoruz ki, hidrojen molekülü ve oksijen atomu bir araya gelerek suyu oluşturuyor. Allahû Tealâ yeni elementler vücuda getirerek gazları, sıvıları sonra katıları oluşturuyor. Olayın başlangıcında atomu ve atomla beraber hidrojeni görüyoruz. Hidrojen molekül ve arkadan diğer gazların birer birer yaratılması söz konusudur. Daha sonra moleküller ve elementler çoğaltılarak Allahû Tealâ tarafından sıvılar ve katılar oluşturuluyor. Böylece kâinat ortaya çıkıyor, zâhir oluyor.

1.5. HER CANLI ŞEYİN SUDAN YARATILMASI

Allahû Tealâ, her canlı şeyin sudan yaratıldığını beyan ediyor.

21/ENBİYÂ-30: E ve lem yerellezîne keferû ennes semâvâti vel arda kânetâ retkan fe fetaknâhuma, ve cealnâ minel mâi kulle şey’in hayy(hayyin), e fe lâ yu’minûn(yu’minûne). 
İnkâr edenler (kâfirler), semaların ve arzın bitişik olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini (birbirinden) ayırdık. Ve her canlı şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmazlar mı? 

Denizlerde tek hücreli amiplerden başlayan hayat zincirine, daha sonraları bir çok hücrelerin oluşturduğu ve suda yaşayan, yeni canlı türleri ilâve olunuyor. Bunlar suda yaşayan çeşitli canlı hayvan türlerini meydana getiriyor. Rabbimiz Kur-ân’ı Kerim’de buyuruyor ki;

24/NÛR-45: Vallâhu halaka kulle dâbbetin min mâin, fe minhum men yemşî alâ batnih(batnihi) ve minhum men yemşî alâ ricleyn(ricleyni) ve minhum men yemşî alâ erba’(erbain), yahlukullâhu mâ yeşâu, innellâhe alâ kulli şey’in kadîr(kadîrun).
Ve Allah, bütün hayvanları sudan yarattı. Onların bir kısmı karnı üzerinde, bir kısmı iki ayağı üzerinde, bir kısmı da dört ayağı üzerinde yürür. Allah dilediği şeyi yaratır. Muhakkak ki Allah, herşeye kaadirdir. 

Görülüyor ki, Yüce Rabbimiz suda başlayan hayatı, zamanla çeşitli su hayvanlarını yarattıktan sonra karaya sıçratmıştır. Su hayvanlarıyla başlayan ve karaya sıçrayan canlı hayatın neticede, çeşitli türde kara hayvanlarının oluşmasına sebep olduğunu yukarıdaki âyeti kerime bize en güzel biçimde açıklıyor. Bu âyet-i kerimede başka işaretler var. Özellikle bu canlı hayvan türlerinin en son şeklinin 4 ayaklı olmaları, bu suda ve karada devam eden yaratış zincirinin en son halkasında 4 ayaklı maymun türünün olduğunu da açıklıyor. Karada yaratılan en son canlı türü olan maymunların bir gelişme süreci içersinde, kromozomların giderek arttığını görüyoruz. 19 çift kromozomlu maymun türünden 33 çift kromozomlu orangutana kadar bir dizi maymun çeşitleri vardır. Eğer insan bu maymun türlerinin sanıldığı gibi bir devamı olsaydı 35 çift kromozomlu olması gerekirdi. Oysaki insan 23 çift kromozoma sahiptir. Böylece insanın maymundan türemesinin mümkün olmadığı kesinlik kazanmıştır. Maymun çeşitlerinin hepsinde temel özellik olarak, el hüviyetindeki ayakların hiçbir zaman ayak hüviyetine dönüşmediğini görüyoruz. İşte böylece yeryüzünde en son yaratılan canlılardan maymunlar kendi aralarında bir yaşama içinde iken bir gün Allahû Tealâ bu dünya üzerinde değil, Allah’ın Katı'nda (indi ilâhi'de) insanı yaratıyor. Âdem A.S. ve Havva Anamız bu dünyada yaratılmadılar. Bu dünyaya indirildiler.

2/BAKARA-36: Fe ezellehumâş şeytânu anhâ fe ahrecehumâ mimmâ kânâ fîh(fîhi), ve kulnâhbitû ba’dukum li ba’din aduvv(aduvvun), ve lekum fîl ardı mustekarrun ve metâun ilâ hîn(hînin).
Fakat şeytan, ikisinin (ayağını) oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde oldukları şeyden (ni'metten) çıkardı. Ve: “Birbirinize düşman olarak (dünyaya) inin. Sizin için (belli) bir zamana kadar yeryüzünde oturma ve faydalanma (geçimini temin etme) vardır.” dedik. 

O halde Âdem A.S.’ın vücudunu oluşturan toprak bu dünyanın toprağı ve çamuru değil, İndi İlâhi’nin toprağı ve çamurudur. Dünya, Âdem A.S.’ın ineceği bir yerdi. Onun için Arz kendisine hayat veren güneş sisteminden belli bir uzaklıkta yaratıldı. Belli bir eliptik yörünge üzerinde. Ve belli bir eksen eğimiyle yaratıldı. Etrafına ozon tabakası dizildi. Van Allain kuşakları yerleştirildi ve dünya “insan” adı verilen Allahû Tealâ ‘nın bu en kıymetli mahlûkunu sinesinde barındırabilecek bir hüviyet kazandı (Milyarlarca veya trilyonlarca yılda).

Sonra insanoğlu yukardaki âyet-i kerime gereğince yeryüzüne indirildi. Sadece insan değil, insanla beraber cinler de dünya üzerine indirildi. Dünya adı verilen bu gezegeni sadece biz insanlar paylaşmıyoruz. Aynı koordinatlarda yaşayan “Cin” adı verilen gayb âleminin sakinleri de var. Fakat koordinatlar aynı olduğu halde boyutlar farklı olduğu için, yapı farklı olduğu için, ne onlar bizi, ne de biz onları göremiyoruz. Eğer bir insanın hücresindeki atom yapısına dikkatle bakarsanız hâkim unsurun elektron, (-) elektrik yüklü elektron olduğunu göreceksiniz. Bir cinin de hücresindeki atom yapısına bakmanız mümkün olsaydı, onun da (+) elektrik yüklü pozitronun hâkim olduğu bir sistem içinde yaşamakta olduğunu görecektiniz. Zâhiri âlemin bütün atomları merkezde (+) elektrik yüklü protonlar, çevrede de (-) elektrik yüklü elektronlardan oluşur. Halbuki gayb âleminin bütün atomlarında merkezde (-) elektrik yüklü anti-protonlar ile çevrede de tam zıt yapıda (+) elektrik yüklü pozitronların olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bizim (-) elektrik yüklü olan elektronlarımız bütün dünyanın madde adını verdiği sisteminin yarısını içerirken diğer yarısını da (+) elektrik yüklü karşıt elektronlar oluşturuyor. 

Gösterim: 560